POLİTİKA:
banner157
Dervişoğlu'nun Ümit Özdağ rahatsızlığı!

MHP’den başarısız kongre sürecinin ardından kendi isteğiyle istifa eden Meral Akşener’e yakınlığıyla bilinen Müsavat Dervişoğlu’nun Ümit Özdağ’a yönelik yaptığı paylaşım dikkat çekti.

 

Ümit Yaldız, Ege’de Sonsöz haber sitesindeki köşesinde “Yeni partiye eski tuzak” isimli bir yazı yazdı. Müsavat Dervişoğlu’nun paylaştığı söz konusu yazıda Ümit Özdağ’ın “yeni parti”ye yönelik açıklama ve siyaset tarzı eleştirildi.

 

Müsavat Dervişoğlu’nun paylaştığı ve Ümit Özdağ’a yönelik eleştirilerin yöneltildiği Ümit Yaldız’ın yazısı şöyle:

 

“Dünle beraber gitti düne ait ne varsa cancağızım.
Bugün yeni şeyler söylemek lazım…
Mevlana’nın ünlü vecizi bir yol ayrımını işaret eder.
Dünle bugün arasına çekilen kalın bir çizgidir.
İşte Türk seçmenin önemli bölümü tam da bu noktada…

Yeni şeyler söylemek istiyor.
Yeni şeyler duymak istiyor.
Yeni şeyler görmek istiyor.

Hayatında yeni şeyler olsun istiyor.
Acilen yeni bir parti istiyor mesela…
Ve de bu partiyi Meral Akşener kursun istiyor.
Siyasetin merkezi toparlansın istiyor.
Ayrılık, gayrılık bitsin istiyor.
Oy mu?
Abartmıyorum. Yeni partinin İzmir’deki potansiyeli yüzde 40’ın üzerinde… Varın gerisini siz düşünün.

Mevcutlar mı?
Ya yenilenecekler ya yenilecekler… 
Tercih onların. Siyaset mezarlığına bakın…
Kendini vazgeçilmez zannedenlerle dolu olduğunu göreceksiniz.

Bahçeli’nin koltuğuna talip olduktan sonra sadece partisinden ihraç edilmekle kalmayıp’ ‘pişmiş tavuğun başına gelene yakın’ bir deneyim yaşayan ve yaşamaya devam eden Akşener’e şu sıralar çok önemli bir misyon yüklenmiş durumda.
Yeni partinin liderliği…
Öne çıkan tek isim o.
Diğerleriyle arasında uçurum var.
Diğerlerinden kasıt MHP’deki Bahçeli muhalifleri değil…
Kamuoyunda adı geçen kim varsa…
Metin Feyzioğlu’ndan başlayarak Abdullah Gül’üne kadar hepsi.

Referandumdaki performansıyla alkışlanan Akşener, Kılıçdaroğlu’nun önderlik ettiği Adalet Yürüyüşüne açık destek verdi. Ancak bir nedenle katılmadı, katılamadı. Katılmamış olması CHP’de gizli bir memnuniyet yaratmış olsa da tarihte ilk kez mahkeme kararıyla iptal edilen kurultayın mağduru olarak katılsa kendisi için daha iyi olabilirdi.


Akşener’in yeni partisi için referandum sonrası Anadolu’nun her tarafıyla istişare sürecine girdiği biliniyor. Nasıl bir parti sorusuna yanıt aramak adına… Oluşan talebi tam karşılamak için kılı kırk yaran ekip, bir yandan da OHAL sürecinin de bitmesi için zaman kazanıyor. Bu arada kurucu kadronun şekillenmesi için de hummalı bir çalışmanın yürütüldüğünü duyuyoruz.


Kaldı ki Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü ile hem partisini hem kendisini toparladığı süreçte yeni partinin rotasında ufak tefek düzeltmeler yapması da kaçınılmazdır.

Şimdiden bir tehdidin altını çizmek gerekiyor.
Siyasetin merkezi de deseler kurulacak partinin merkez sağa oturacağını biliyoruz. Belki Özal’ın eğilimler koalisyonu hatta AK Parti’nin 2001 kadrosundaki kucaklayıcılık esas alınabilir. Ama bu yeni partiyi merkez sağa yakın tanımladığımızda potansiyelinin çok yüksek olduğu da aşikar. 2002’de yaşanan ekonomik ve siyasal krizlerin ardından halkın yüzde 34 ile tek başına iktidar yaptığı AK Parti, 2007’de yüzde 47’ye nasıl oturdu?
Elbette beş yıllık icraatlarının, Batı’ya dönük, barışçıl, liberal, istikrar vadeden politikalarının etkisi vardı. Bunlar inkâr edilemez.
Ama asıl olan Erdoğan’ın akıllıca yönettiği ‘merkez sağ’ operasyonudur.
Müthiş bir siyaset mühendisliği yapılmıştır 2007’ye yürünürken…
AK Parti’nin bünyesinden çıkan/çıkarılan Kültür Bakanı Erkan Mumcu’nun ANAP’ın başına geçmesiyle ilk olarak kıratın son süvarisi Mehmet Ağar’ın yükselişi dengelenmiştir. Ardından Ağar-Mumcu ikilisinin önüne ‘ANAYOL’ seçeneği konulmuş, Demokrat Parti çatısı altında bu iki isim buluşturulmuştur.
İşte siyasette her zaman 1+1’in 2 etmediği bu süreçte bir kez daha anlaşılmıştır. 
ANAP’lılarla DYP’liler arasındaki çatışma bazen Mumcu ile Ağar arasında bazen de alt kadrolarda kendini göstermiş, asıl kavga da vekil listelerinin yapıldığı süreçte yaşanmıştır. Yapılan anlaşmalara uyulmamış küçük hesaplar, küçük pazarlıklar büyük kavgaları beraberinde getirmiş ve ANAYOL süreci tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır.
Yani 3 Kasım 2002’de milletin baraj dışına iterek cezalandırdığı ama tamamen silmediği merkez sağın cenaze namazı, 22 Temmuz 2007’de kılınmıştır.
Açıktan para, imtiyaz iddiaları da cabası… Merkez sağ oylarıysa önemli ölçüde AK Parti tarafından konsolide edilmiştir. Şimdi daha iyi anlıyoruz ki bu konsolidasyon sürecinde Süleyman Soylu da önemli bir rol oynamıştır.

Diyeceksiniz ki bugün olanlarla ne ilgisi var?
Dikkatli bakarsanız var. Meral Akşener’den beklenti milliyetçi oylara sahip çıkıp, merkez sağı ayağa kaldırması… Ve gördüğüm kadarıyla siyaset mühendisleri yine sahnede…
Haberler şöyle yazılmaya başlandı bir süredir.
“Meral Akşener ve Ümit Özdağ’ın birlikte kuracakları partinin tarihi belli oldu. Meral Akşener ile Ümit Özdağ’ın birlikte kuracakları partiye ilişkin ilk anket yayınlandı” vs… 

İşte toplum mühendislerinin yeniden serbest bıraktığı virüs bu.
Nedense bana izlediğim eski bir filmi hatırlattı. Adeta eş başkan gibi sunulan Akşener-Özdağ ikilisi yeni partiye dair en ciddi tehdit gibi görünmektedir. Yaptığımız ve yapılan kamuoyu yoklamalarında ‘lider adayı olarak’ Ümit Özdağ’dan eser yok. Belki de MHP içinde yaşanan adaylık sürecinde geç kalmasıdır Özdağ’ı gönüllerdeki liderlik koltuğundan eden… Ama şu anda Ümit Özdağ’ın da gördüğü ya da görmesi gereken bir gerçek var ki o da yeni partiye liderlik etmesi beklenen kişinin Meral Akşener olduğudur.
Elbette Özdağ’a da başkalarına da bu süreçte ihtiyaç olduğu da bir vakıadır.
Lakin Türk siyasetinde liderlik tek bir makamı, kişiyi işaret eder. Eş başkanlık, ortaklık kabul görmez. Güçlü lider esastır. Yeni parti için şimdiden kurulacak bir ortaklık, halef-selef görüntüsü de 2007’deki ANAYOL süreci gibi bir sonuca gebedir. O nedenle yeniden sahne aldığını düşündüğüm siyaset-toplum mühendislerinin oyununa gelmek istemiyorlarsa hem Akşener hem de Özdağ bu tehlikeyi görmeli.
Önemli bir kitlenin umudu olan yeni parti rüyasını kâbusa dönüştürmek istemiyorlarsa tabi ki…”


İşte Müsavat Dervişoğlu’nun “Dikkate alınması gereken bir  değerlendirme” diyerek verdiği paylaşım:

 


ÖZDAĞ, “YENİ BİR MHP KURMUYORUZ” DEMİŞTİ

 

MHP’den ihraç edilen Bağımsız Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Cezmi Polat’a ait Polat Otel’de bir grup siyasetçi, işadamı ve akademisyen ile kahvaltı yaptığı konuşmada “Devlet yönetmeye talibiz, dernek yönetmeye değil. Bu nedenle çok dikkatli hareket etmek mecburiyetimiz var” demişti.

 

Ülkenin çok sıkıntılı günler yaşadığını ve kritik bir dönemden geçtiğini belirten Ümit Özdağ, Milliyetçi Hareket Partisi’nde başlattıkları muhalif harekatı ve sonrasında yaşanan süreci anlattığı sohbetinde, “Yeni bir MHP kurmuyoruz” diyerek, önemli bir ayrıntıya vurgu yaptı.

 

Yaşananların, kendilerini yeni bir parti kurmaya ittiğini belirten ve böyle bir dönemde hiç kimsenin egosunu tatmin edecek lükse sahip olmadığını vurgulayan Özdağ, “Yapılan araştırmalar, benim başkanlığında kurulacak bir partinin barajı geçeceğini gösteriyordu. Aynı şekilde Meral Hanım da parti kursaydı, barajı geçecekti. Böyle parçalı bir uygulama kimseye yaramazdı. Ülkemin menfaatlerini, içinde bulunduğu durumu ve halkımızın beklentilerini göz önünde tuttum, dolayısıyla Meral Hanım’ın liderliğinde kurulacak yeni partide görev almayı kabul ettim. Erzurum’dan da bugün, bu gerçeği deklare etmek istiyorum: Merkezde oluşacak yeni partinin genel başkanı sayın Meral Akşener olacaktır” diye konuştu.

 

Yeni partinin adının ne olacağını henüz kararlaştırmadıklarını bildiren Özdağ, sözlerini şöyle devam ettirdi:

 

“Kurucular kurulumuzu oluşturup, parti tüzüğümüzü hazırladıktan sonra, düğmeye basacağız. En geç kasım ayında, kuruluş dilekçemizi vermiş oluruz. Kolay bir iş yapmıyoruz. Çok sıkıntılı bir süreç bizi bekliyor. Yalnız kimse endişe etmesin. Bizim A planımızın dışında B, C, D planlarımız da var. Çok iyi bir rüzgar yakalamış durumdayız. Daha ortada kurulmuş bir parti olmamasına rağmen, kamuoyu araştırmaları, ikinci parti olduğumuzu gösteriyor. Kapımız FETÖ’cü ve PKK’lıların dışında, ister sağdan olsun, ister soldan herkese açık. Toplumun benimsediği, herkesin, her kesimden vatanperver insanın kendine yer bulduğu bir siyasi parti haline gelmek istiyoruz. Yapılacak ilk genel seçimde hedefimiz en kötü yüzde 51. Bunu da başaracağımıza inanıyorum.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
SADULLAH 2 ay önce

ne yaparlarsa yapsinlar yeni̇ oluşumun engellenmesi̇ne müsade etmeyeceği̇z, onurlu, şerefli̇, davasini onurunu satmamiş, davayi bi̇ryerlere peşkeş çekmeye çalişmamiş, baston olmamiş teşki̇letci bütün ülkücü ve mi̇lli̇yetci̇ler görev başına.

Misafir Avatar
mesut karaman 2 ay önce

ah yandaş metya meral hanimin kuracagi parti̇yi̇ şi̇mdi̇den kariştirmaya çalişiyorsunuz ama boşuna graşiyorsunuz başarili olamiyacaniz

Misafir Avatar
arif garp 2 ay önce

dervişoğlu 2. adam olma hayali bitince,tozutmaya başladı.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

MHP'den sert açıklama!
MHP'den Kuzey Irak'ta yapılacak referandumla ilgili sert bir açıklama geldi. Türkiye'nin üzerine...

Haberi Oku