POLİTİKA:
banner157
Oktay Vural'dan yankı uyandıracak açıklama
 MHP Grup Başkankanvekili Oktay Vural’ın “Sorumluluk ahlakı içinde hareket edilmesi, ‘Ben MHP’liyim’ diyen herkesin üstlenmesi gereken vebaldir” açıklaması partide büyük yankı uyandırdı.

 Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’un partiyi olağanüstü kurultaya çağırmasının ardından partinin önemli isimlerinden olan Grup Başkanvekili Oktay Vural’dan da “Partimize, dava arkadaşlarımıza zarar vermesine müsaade etmeden ‘sorumluluk ahlakı’ içinde hareket edilmesi, ‘Ben MHP’liyim diyen herkesin üstlenmesi gereken vebaldir” açıklaması geldi.

Vural’ın bu açıklaması “Oktay Vural da mı saf değiştiriyor? Genel Başkan adaylığını mıaçıklayacak? sorusunu akıllarla getirdi.

Vural, dün Twitter’dan üstü kapalı olarak Genel Merkez’e mesaj gönderdi.

Vural, mesajında doğrudan “Olağanüstü kurultay çağrısı yapmasa da” şu ifadeleri dikkat çekti:“MHP, başkalarının süreceği bir tarla değildir. MHP operasyon partisi değildir. İçinde bulunduğumuz süreçten vazife çıkararak, kamuoyunda değerlendirme yapan milliyetçi ülkücü hareket dışındaki unsurların kendi eksenlerindeki söylem, tutum ve beklentileri kendi içimizdeki değerlendirme ve yorumlarımızın esası olamaz. Ahlakçılık ve şahsiyetçilik ilkelerine aykırı üslupla kadrolarımız arasında fay hatları oluşturma ve derinleştirme tuzağına düşmeden hareket edilmesi gerektiği de açıktır.

Vural’ın bu açıklamaları büyük yankı uyandırdı. Genel Başkan adaylarından “Partide pek çok arkadaşımız Genel Merkez’e tepki gösteriyor. Pek çok arkadaşımızı yakın zamanda bu tepkilerini dile getirecektir” açıklaması geldi. Genel Merkez yetkilileri ise “Vural’ın açıklamalarının kendileri açısından şaşırtıcı olmadığını” belirtti. Bu süreci “partinin kendini yenilemesi” olarak gören MHP kurmayları, şu yorumda bulundu: “Biz, bu süreci tırnak içinde ‘verimli’ bir süreç olarak değerlendiriyoruz"

İşte o açıklama ;


Aziz Dava Arkadaşlarım,
Türk milletinin toplumsal merkezinin siyasal izdüşümü, ülkücü-milliyetçi hareketin yegane temsilcisi Milliyetçi Hareket Partisi önemli bir süreçten geçmektedir. Partimiz 47 yıllık şerefli mücadelesinde dualı bir davanın temsilcisi ve taşıyıcısıdır. Davamız, Türk Milletinin milli ve manevi değerlerine sahip çıkarak varlığını yüceltmek ve ebediyen devam ettirmek ve devletimizi ilelebet payidar kılmak ülküsüdür. Kendi gücüyle ayakta duran, sözünü ve şerefini her yerde saydıran güçlü, medeniyette en ileri, refahta en yüksekte bir millet haline gelmesi... Davamız budur. Mevcudiyetimizin ve istikbalimizin yegâne temeli budur Davamıza gönül vermiş her ferdin gözü yükseklerdedir. Adına ülkü deriz, beklentileri sonsuzdur. En ihtişamlısı, en erdemlisi, en şahsiyetlisi. En güçlüsü, en kudretlisi. Hedefimiz de budur. Bu, millet namına hareket ederek ona beşeriyetin yükseklerinde yer açma tutkusudur. Bu, kişisel beklentilerin üstünde bir ülküye ulaşma isteği, bir davayı savunma heyecanıdır. Bu, hakkı ve haklıyı üstün klima mücadelesidir. Bu, ülkümüzü iktidara taşıma sorumluluğudur. Bize göre, bu fikrin, bu davanın üstünde başka hiç bir fikir, başka bir dava yer almaz. En meşru, en doğru. en haklı davanın bizim olduğunu biliriz.

Bu sonuca ulaşmak için şehitler vardır, cefakarlık, vefakarlık, fedakarlık vardır. Aramızda oluşturduğumuz hukuk vardır, hak vardır, sorumluluk vardır. Gelenek vardır, ahlak ve irade vardır. Aramızdaki ilişkiyi tanzim eden esas budur. Ve kuşkusuz ki, bunları yürekte taşıyor olmanın hepimiz için ağır vebali, yüksek sorumluluğu ve borçlanılmış yükümlülüğü vardır. Davamızın şartlarını ve gereklerini kendi kişiliklerimizde yaşayarak değerlendirme yapmalıyız. Üstelik bütün bu mukaddesatı ben Milliyetçi Hareket Partiliyim diyen herkesin dikkate alma zorunluluğu vardır.

Aziz Dava Arkadaşlarım,
Bugün Türk milletini yönetme sorumluluğunu taşıyanlar başarısızlıklarını zafer, iflaslarını kazanç diye ilan etmişlerdir. Doğrunun çarpıtıldığı, eğrinin dayatıldığı, yanlışın ustaca pazarlandığı bir şer cephesi karşımızdadır. Milli kimliğimiz, milli devletimiz, birliğimiz ve bütünlüğümüz saldırı altındadır. Toplumsal, siyasal ve ekonomik dengeler sarsılmaktadır. Milletimiz adalet özlemindedir. Vatandaşlarımızın hürriyeti baskı altındadır. Milli menfaatlerimizi ve milli güvenliğimizi haleldar edecek emperyalist senaryolar devrededir. Milletimizin milliyetçi-ülkücü hareketin kılavuzluğuna olan ihtiyacı çok daha artmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin varlığının, devamının ve yükselmesinin anlamı daha da tebarüz etmiştir. Bu itibarla "son kale" tanımı asla bir politik mübalağa değil, tam bir sosyo-politik realitedir. MHP ve ülkücü hareket aziz milletimizin ve devletimizin bekasının maddi ve manevi güvencesidir.

Son dönemde davamızın, ülkücü-milliyetçi hareketin yegane siyasi temsilcisi MHP hakkında kamuoyu önünde farklı mahiyette fikri tartışmaların yapıldığı görülmektedir.
Bu ortamdan fırsat bularak;
✓ Milliyetçi Hareket Partisi'nin geleceği hakkında kanaat ve irade oluşturanlar, ortaya çıkan dönemsel politik sonuçlara göre Milliyetçi Hareket Partisi'nin durumunu ve fikriyatı nı kendilerince yorumlamak ve yönlendirmek isteyebilirler.
✓ Milliyetçi Hareket Partisi'nin geleceğini belirleme imkanına kavuşmuş bazı kanaat sahipleri, davanın kılavuzluğuna halel getirecek kişisel reçetelerini partimizin ve dava arkadaşlarımızın önüne getirmiş olabilirler.
✓ Başka mahfillerde Milliyetçi Hareket Partisi'nin sarsılmasını kollayanlar kendi fikri dünyaları nın politik tezlerine partimizin politik tartışmalarını eklemlemek isteyebilirler. Ancak harekete ivme ve hız kazandıracak, davayı yükseklere taşıyacak olan ilhamı, bize her zorluğu aşmamızda rehber olacak değerleri yine milliyetçi ülkücü hareketin tecrübeleri, fikri ve beşeri kaynakları içinde aramak durumundayız.
Milletimizin ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarının çözülmesi ve yeni bir Türk mucizesinin gerçekleştirilmesi için Türk milliyetçiliğinin bilim, kültür ve sanat kaynaklarından beslenen büyük birikimi ve kadrosu vardır. Ülkücü-milliyetçi hareket ve onun yegane temsilcisi MHP'nin siyasi ve fikri mücadelemizin tarihi içinde yer almış ve yer alan referans kaynakları bize yeter. Bu referanslar dışındakiler kurumsal gelecek mimarimizin kaynağı olamaz. Herkes bu mücadeleyi sürdürenlerin kadrini bilmek ve örnek almak durumundadır. Övünmemiz de, üzüntümüz de, tecrübemiz de, eleştirilerimiz de bu referansların mahrekinde şekillenir. Her sorun karşısında arayacağımız çözümün yegâne adresi her seviyede yetişmiş değerli siyasi ve fikri kadrolarımızdır. Onların fikirleri, tecelli eden iradeleri partimiz için yol gösterici olduğu gibi ülkemiz için de bütün zorlukları aşmamızı sağlayacak yegâne dayanaklarımızdır. Oyunları bozacak, ülkemizin ve milletimizin beklentilerini karşılayacak, umutları yeşertecek olan da MHP'nin güçlenmesidir.
Davamız ve değerlerimiz, milli var oluşun harcı, geleceğe ilerlemenin pusulası, huzura, refaha ve kudrete ulaşmanın kutup yıldızıdır. Ancak, bu istikametin milletimize aktarılması ve benimsetilmesi için gerekenleri yaparak gönüllerdeki MHP'yi milli iradenin çoğunluk tercihi potansiyeline kavuşturmak gerekmektedir. Seçmenlerin MHP'ye güven ilişkisini gelecek seçimlerde MHP'nin siyasal ağırlığının ve gücünün arkasına, oya ve iradeye dönüştürmemiz gereken bir süreç önümüzde bulunmaktadır.'

Aziz Dava Arkadaşlarım,
Bu süreç içinde partimizle ilgili arayışlarla yaşanan tartışmaların bir başka mahiyeti de siyasidir. Milliyetçi Hareket Partisi'nin yaşamakta olduğu iç siyasal tartışmalara dış siyasal odakların müdahale arayışına zemin oluşturulması kabul edilemez.

Bu süreç içindeki gelişmeleri ve tartışmaları; -Partimize, onu temsil eden ülkücü iradeye yönelik itibarsızlaştırma kampanyasının fırsatı olarak kullanılması, -MHP dışındaki siyasi odakların kendi amaçları için tanımlaması ve yönlendirmesi, -Partimiz dışındaki kurumların, şahısların veya zümrelerin değirmenine su taşıyabilecek şekilde kullanılması partimize yönelik bir siyaset mühendisliğine hizmet ettiğinin farkında olunması gerekmektedir. MHP'nin ipotek altına alınmasına hizmet eden algı operasyonlarına dikkat edilmelidir.

Siyasi mücadelemizin esası ve odağı bozguncu, vurguncu, baskıcı, kumpasçı, bölücü, ayrımcı, çıkarcı, vesayetçi düzenedir.
MHP dışındaki unsurların bu süreçte durumdan vazife çıkararak kendi hedefleri doğrultusunda MHP'ni ve kadrolarını yönlendirmesi, ahkam kesmesi, gelecek biçmesi, irade oluşturması çabaları hadleri değildir.
MHP ve kadrosu araçsallaştırılamaz. -MHP üzerinden kurban kestirilmez. -MHP üzerinden post oluşturulmaz. -MHP üzerinden başkalarının kendi siyasetleri yürütülmez. -MHP üzerinden başkalarına güç izafe ettirilmez.
MHP'nin, ülkücü hareketin diyet borcu yoktur, olmayacaktır. Sorumluluğu sadece ve sadece davamızın ve mücadelemizin rehberliğinde Aziz Türk Milleti'nedir.

Milliyetçi Hareket Partisi, kendisini ve varsa meselelerini başka odakların tanımlarından, hedefleri üzerinden tarif etmiş bir siyasal yapı değildir. Milliyetçi Hareket Partililer de kendi dışındaki tariflerden yola çıkarak yol haritalarını belirleyecek insanlar değildir.

Milliyetçi Hareket Partisi başkalarının süreceği bir tarla değildir. Milliyetçi Hareket Partisi operasyon partisi değildir, operasyona maruz bırakılabilecek bir parti de değildir.
İçin de bulunduğumuz süreçten vazife çıkararak kamuoyunda değerlendirme yapan milliyetçi-ülkücü hareket dışındaki unsurların kendi eksenlerindeki söylem, tutum ve beklentileri kendi içimizdeki değerlendirme ve yorumlarımızın esası olamaz. Bu yaklaşım bizleri savurur. Ahlakçılık ve şahsiyetçilik ilkelerine aykırı üslupla kadrolarımız arasında fay hatları oluşturma ve derinleştirme tuzağına düşülmeden hareket edilmesi gerektiği de açıktır.
Bu tartışmaların derinleşmesini geleceğe taşıyamayız. iç tesanüdümüzün kırılgan hale gelmesi milletimizin güvenini ve umudunu zedeler.

Bu dönemde; partimize, davamıza ve dava arkadaşlığımıza zarar vermesine müsaade etmeden, "sorumluluk ahlaki" içinde hareket edilmesi ben Milliyetçi Hareket Partiliyim diyen herkesin üslenmesi gereken tarihi vebaldir.I
Ne diyeceksek, ne yapacaksak davamıza, kendimize, mücadelemize ve camiamıza karşı sorumlulukla yerine getirmeliyiz. Bu sorumluluk anlayışı içinde özümüzün tespit ve teşhisleri, politik tutum ve davranışları, üslup ve söylemleriyle meseleleri değerlendirmeliyiz.

Ülkücü-milliyetçi hareketin hali MHP'de, arayışı MHP'de, geleceği de daima MHP'dedir ve olacaktır. Bu kararı veren Başbuğ'umuzdur, şehitlerimizdir. Çektiğimiz cefalardır, fedakarlıklardır. Eşi olmayan onurlu siyasi ve fikri mücadelemizdir. Ülkücü-milliyetçi hareketin Kavli Kararı MHP'dir.

Edilgen bir yaklaşımla bu sürecin yönlendirilmesine karşı, mevcut durumu değerlendirecek, çarenin kaynağı ve sahibi ve karar anı geldiğinde sorumluluk alacak olan milliyetçi-ülkücü hareketin mensuplarıdır.

Ve her zorluğu aşmaya, her başarıya koşmaya muktedirdir.



Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Kulis: Akşener’e ‘Evet’ diyen AKP’li...
Ekim ayında liderliğinde kurulacak parti için hazırlanan eski MHP’li Meral Akşener’in, grup kurmak için...

Haberi Oku