GÜNDEM:
banner157
'Milletvekili değil teröristin ta kendisi!'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen 21. Muhtarlar Toplatısı'nda konuştu.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Ülke ve millet olarak kritik günlerden geçtiğimiz bu günlerde bu toplantının birliğimizin bir sembolü olduğuna inanıyorum. Bugün yaşadığımız hadiselerin arkasında bizi yeniden o acı günlere döndürmek var. Bir dönem hakimiyet alanı 24 milyon kilometrekare bulan Osmanlı, 1913'te bile 5 milyon metrekare toprağa sahipti. Cumhuriyetimizi kurduktan sonra 780 bin kilometrekare Hatay'ı da sınırlarımıza kattıktan sonra elimizde kalmıştır.

Bugün birileri çıkmış bu büyük parçanın bir kısmını bizden koparmak için içeride ve dışarıda oyunlar yapıyor. 79 milyon vatandaşımızın tek birini dahi gözden çıkarma, bir karış vatan toprağı verme lüksümüz yoktur. 780 bin kilometre kare bizim son sınırımızdır. Bu topraklardan tek bir santim bile feda etme hakkına sahip değiliz. Eğer milli bütünlüğümüze gölge düşürecek bir şey olursa şehitlerimiz, gazilerimiz bizden davacı olur. Bugün bölgemizde ve dünyanın dört bir yanında umudunu Türkiye'ye bağlamış yüz milyonlarca insan bizden davacı olur.

Biz güçlüyüz diyenler var ya, onların güçleri garip gurebaların yanında değil. Biz ilk günden beri Somali'ye ulaştık, devlet, hükümet olarak, STK'lar olarak orada bulunduk. 80 bin kilometrekarelik alanda bir büyükelçilik inşa ediyoruz. Bütün bunlarla birlikte, ülkesine ve milletine zarar verecek davranışlarda olan yok mu, elbette var.

Bir kısmı cehaletten böyle konuşuyor. Bir kısmı kafasının içindeki ihanet çukurunda debeleniyor. Hepsinin geçmişleri ve zihin dünyalarında bir arıza mutlaka vardır. Bu kişiler kendilerini ne bu millete, ne bu ülkeye ait hissetmiyorlar. Bunlar arasında ülkemize saldıran eli silahlı teröristler var. Uluslararası toplumda Türkiye'yi müşkül durumda göstermek için malzeme üretenler var. Türkiye'yi terör örgütü DAEŞ'e yardım ediyor gibi göstermek millete düşmanlık değil midir? Türkiye güçlü bir ülkedir. 

ÇUKUR AÇANLARI AÇTIĞI ÇUKURA GÖMERİZ

Türkiye güçlü bir ülkedir. Çukur açanı açtığı çukura gömerek, imza atanı attığı imzanın utancına gark ederek, kem söz söyleyeni sözünün ağırlığı altında ezerek Allah'ın izni ve inayetiyle hepsinin de üstesinden geleceğiz.

TEMMUZ'DAN BU YANA 300 ŞEHİDİMİZ VAR

Türkiye, sadece temmuz ayından bu yana 300'ün üzerinde güvenlik görevlimizin şehadeti ile sonuçlanan dünyada yakın tarihte eşi benzeri görülmemiş bir terör saldırısıyla karşı karşıya. Şanlıurfa'da, Diyarbakır'da, Ankara'da, İstanbul'da, şehirlerimizi hedef alan canlı bomba saldırılarında 200'ü aşkın vatandaşımızı kaybettik. Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun inşallah.

Kürtler ülkemde benim vatandaşımdır, kardeşimdir. Bizim Kürt kardeşlerimizle bir sorunumuz yok, bizim sorunumuz teröristlerledir. Kaldı ki terörist Kürt vatandaşlarımın içinden de çıkar diğer etnik unsurların içinden de çıkar. Biz bunu gayet iyi biliyoruz.

MİLLETVEKİLİ DEĞİL TERÖRİSTİN TA KENDİSİ

Birileri ne yapıyor? Gidiyor Ankara'daki alçak eylemle 28 kişinin kanına giren teröristin sözüm ona taziyesinde boy gösteriyor. Bir başkası Meclis'te bu alçaklığa sahip çıkıp, devleti suçlamayı sürdürüyor. Böyle milletvekilliği, böyle siyasetçilik, böyle siyaset olmaz.

Arabasıyla terör örgütüne silah taşıyan, örgütün sığınaklarında teröristlere canlı kalkanlık yapan, evini teröristlere tahsis eden, terör örgütünün her eyleminde ön safta yer alan milletvekili, milletvekili değil teröristin ta kendisidir.

FEZLEKELERİN GEREĞİ YAPILMALI

Parti kapatmaya karşıyım. Ceza kuruma değil, kişiye verilmeli. Milletvekili terörist gibi davranmaya engel olamaz. Bu konuda siyasi partilerimizden çok daha fazla hassasiyet bekliyorum. Bu fezlekeler parlamentonun raflarında çürümemeli. Gereği yapılmalı. Bu parlamento içerisinde parlamento bunlara nasıl tavır koyacak millet de bunu görecek.

Suriye'de ateşkes için varılan uzlaşma ilkesel olarak elbette olumludur. Biz de Suriyeli kardeşlerimize nefes aldıracak bir ateşkesi destekliyoruz. Ancak bu ateşkesle ülkesinde yarım milyona yakın vatandaşının katledilmesinden sorumlu Esed rejimi ile onu destekleyen güçlere açık ve güçlü bir destek verilirken, muhalifler konusunda hala ikircikli bir dil kullanılması endişe vericidir. Bölgede kimin, hangi muhalefet grubundan olduğunun tespitini şayet Rusya, Esed rejimi ve PYD/YPG gibi yapılar gerçekleştirecekse ortada vahim bir durum var demektir. Cellatlarla kurbanların aynı kefeye konduğu, kontrolün de cellatlara verildiği intibaa doğuran bu durumun yeni ve daha trajik gelişmelerin kapısını açmasından endişe ediyoruz.

PYD/YPG'nin PKK'nın uzantısı bir terör örgütü olduğu gerçeğinin artık herkes tarafından kabul edilmesi gerekiyor. Bu, yıllar öncesinden bizim malumumuzdur zaten. Bu örgütün terör örgütü olduğunun kabulü için illa PKK- PYD'nin bombalarını Ankara'da değil de başka başkentlerde mi patlatması lazım? Böyle bir vicdansızlık, duyarsızlık olabilir mi?
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Maçka’da komutana gözaltı!
Maçka İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Zabit Zengin FETÖ'den gözaltına alındı.

Haberi Oku