Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele ve çevre koruma çabaları artarken, karbon ayak izimizi azaltmanın yanı sıra su ayak izimizi de küçültmemiz gerektiği vurgulanıyor. Günlük hayatta su tüketimini azaltmak önemli bir başlangıç noktası olsa da, kıyafet, gıda ve diğer ihtiyaçların üretiminde kullanılan suyun da göz ardı edilmemesi gerekiyor. Türkiye, yaz aylarına yangınlarla başlarken, su sıkıntısıyla devam ediyor; bu durumun gelecek yıllarda da önemli bir gündem maddesi olacağı öngörülüyor. Bu yazı dizisinde, günlük hayatta görünmeyen su tüketimini ve çözüm yollarını uzman görüşleriyle ele alacağız.

SU STRESİ VE KURAKLIK TEHDİDİ
Türkiye Falkenmark Su Kıtlığı İndeksi’ne göre kişi başına düşen su miktarı metreküpün altına inmiş durumda ve ülkemiz “su stresi” yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Su kaynaklarının hızla azalmasıyla birlikte her damlayı korumak büyük önem taşıyor. İzmir’de içme suyu sıkıntısı yaşanırken, Çeşme’de 7 ila 12 saatlik su kesintileri yaşanıyor. Yetkililer önlem alırken, vatandaşlardan da tasarruf çağrısı yapılıyor. Ankara’da ise barajlardaki doluluk oranının çok düşük olduğu ve yağmur yağmaması durumunda 4-5 aylık su kaldığı belirtiliyor. Mersin’de de benzer bir çağrı yapılmış durumda.

KURAKLIK VE SU AYAK İZİ
OECD’nin 2019 verilerine göre zaten su sıkıntısı çeken Türkiye, 2030 yılında su fakiri ülke olabilir. Bu senaryoda nüfusun ve tarım arazilerinin yüzde 80’i kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kalacak. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin Akdeniz Havzası’nda olması nedeniyle iklim krizinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer aldığını ve suyun verimli kullanılmasının zorunlu olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler destekli bir rapora göre ise Türkiye topraklarının yüzde 88’i çölleşme tehdidi altında. Su ayak izi, bir mal veya hizmet üretmek için kullanılan tatlı su miktarı olarak tanımlanıyor ve Türkiye’de yıllık 140.2 milyar metreküp su ayak izine ulaşıldığı belirtiliyor. İstanbul’da kişi başı günlük su tüketimi 190 litre, yani yılda yaklaşık 70 bin litre.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE UYARILAR
Dünya genelinde her 3 kişiden 1’inin güvenli içme suyuna erişimi yok. Akdeniz iklim kuşağı içinde yer alan Türkiye’nin yıllık ortalama yağış miktarı 1991-2020 verilerine göre 518.0 milimetre iken, 2025 su yılı yağışları normallerin altında seyrediyor. Eski Hatay Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Türkiye’deki en büyük su kaybının tarımsal üretim ve buharlaşma olduğunu belirterek, barajların derinleştirilmesi, deniz suyunun arıtılıp kullanılması ve tasarruflu muslukların yaygınlaştırılması gibi çözüm önerileri sundu. Ayrıca, yazlık sitelerdeki havuzların taze suyla doldurulmasının yasaklanması gerektiğini ve araç yıkama yasağı getirilmesi gerektiğini ifade etti. Ankara’da günlük kişi başı su tüketimi 246 litre iken, İstanbul’da 200 litre ve İzmir’de 221 litre olarak kaydedildi.


