GÜNDEM
Yayınlanma : 30 Ekim 2025 18:27
Düzenleme : 30 Ekim 2025 18:27

Bölge adliye mahkemesi Yargıtaya direndi: Ortak mülk habersiz satılamaz!

Bölge adliye mahkemesi Yargıtaya direndi: Ortak mülk habersiz satılamaz!
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, şirketin tek ve hayati önemdeki taşınmazının ortaklar kurulu kararı alınmadan satılamayacağı gerekçesiyle Yargıtayın bozma kararına direndi. Bu karar, şirket varlıklarının korunması açısından emsal niteliği

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (14. Hukuk Dairesi), GMO Grup Yapıdaki 20 yıllık hukuk mücadelesinde, Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkı ihlali kararına dayanarak Kamil Darbaz lehine hüküm verdi. Mahkeme, satışa konu taşınmazın şirketin tek varlığı olduğunu ve faaliyetleri için hayati önem taşıdığını belirterek, şirket müdürünün tek başına yaptığı satış işlemini yetkisiz buldu.

YARGITAYIN BOZMA KARARINA DİKKAT ÇEKEN MAHKEME

Dava, Yargıtay 11. Hukuk Dairesine temyiz edildikten sonra yeniden hararetli bir tartışmaya sahne oldu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtayın bozma kararına rağmen direnme gerekçelerini somut deliller ve mevzuat çerçevesinde net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle şirketin tek taşınmazının devri sırasında ortaklar kurulu kararının alınması zorunluluğu, Yargıtay kararındaki eksiklikleri gözler önüne serdi. Mahkeme, 2023 tarihli kararında Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma kararına uymayarak direnme kararı verdiğini açıkladı.

TEK TAŞINMAZ VE HAYATİ ÖNEM VURGUSU

Gerekçeli karar metninde, davaya konu taşınmazın şirketin "tek gayrimenkulü" ve şirket faaliyetleri açısından "hayati öneme haiz" olduğu güçlü bir şekilde vurgulandı. Bu nedenle, şirket müdürünün ortaklar kurulu kararı olmadan bu taşınmazı devretmesinin yetkisiz bir işlem sayılması gerektiği belirtildi. Mahkeme, "Şirketin tek taşınmazı, faaliyetlerini sürdürmesi açısından kritik öneme sahip olup, eTTK’nın 443/2 maddesi uyarınca devrin geçersiz sayılması gerekir" diyerek bu konuya açıklık getirdi. Yargıtayın bozma kararında, şirket müdürünün ortaklar kurulu kararı olmadan böyle bir taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmamasına değinilmediği de kararda ifade edildi.

ÖNCEKİ EMSAL KARARLARA ATIF VE İYİ NİYET ARAŞTIRMASI

Direnme gerekçesinde, Yargıtayın daha önceki emsal davalarda da limited şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip bir mal varlığının ortaklar kurulu kararı olmaksızın yönetici ortak tarafından devredilemeyeceği yönündeki istikrarlı uygulamalarına atıfta bulunuldu. Bölge Adliye Mahkemesi ayrıca, davalı Ekrem Sayan ve taşınmazı devralanların "iyi niyetli olup olmadığının" mahkemece tespit edilmesi gerektiğini belirtti. Kararda, "Basiretli tacir ilkesi uyarınca, gayrimenkul alanların taşınmazı kimin sattığını ve yetkili olup olmadığını araştırması gerekir" denilerek, Yargıtayın yetkisiz devir konusundaki tespitini dikkate almadığına işaret edildi. Eski yönetici ortak Özcan Şimşekin şirket adına davadan feragat dilekçesi sunmasının da hukuken geçersiz olduğu kaydedildi. Mahkeme, Anayasa Mahkemesinin yargılamanın yeniden yapılması kararının mevcut davayı yeni bir dava olarak değil, eski davanın devamı niteliğinde değerlendirdiğini ve bu nedenle bağımsız bölüm satın alanların Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 125 uyarınca davaya dahil edilmesinin hukuka uygun olduğunu vurguladı. Son olarak, dava konusu taşınmazın devri sırasında tapuda "davalıdır" şerhinin bulunmasının, taşınmazı alanların iyi niyet iddiasını geçersiz kıldığı belirtildi.