Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'Geleceğe Miras' projesi kapsamında Antalya'da 2025 yılında gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, bölgenin zengin tarihini katman katman ortaya çıkardı. Phaselis, Side, Aspendos, Syedra, Perge, Sillyon antik kentleri ile Kızılin ve Karain mağaralarında yapılan çalışmalar, kentin sadece yüzeyde görünen değil, derinlerde saklı arkeolojik hazinesini bir kez daha gözler önüne serdi.
PHASELİS'TE GÜNLÜK HAYATIN İZLERİ
Deniz kenti Phaselis'teki kazılarda, Roma Dönemi'ne ait bronz bir muhafaza içinde saklanmış lamella muska bulundu. Bu muska, üzerindeki işaretler, harfler ve içindeki cam/obsidyen parçası ile kişisel korunma amacı taşıyan neredeyse eksiksiz bir tılsım örneği olarak değerlendiriliyor. Aynı alanda ele geçen silindirik asma kilit, zincirler, bronz yazı kalemi ve bezemeli bronz pergel, kentteki güvenlik, yazışma ve zanaat kültürünün gelişmişliğini kanıtlarken, bronz fare figürü ise Apollon ile ilişkilendirilen sembolik bir öğe olarak dikkat çekiyor.
ASPENDOS'TA TİCARET TANRISI ORTAYA ÇIKTI
Serik'teki Aspendos Antik Kenti'nde, tiyatro caddesinin doğusundaki anıtsal çeşmenin yıkıntıları arasında, yazıtlı kaidesiyle birlikte 1,65 metre yüksekliğinde bir Hermes heykeli keşfedildi. MS 2-3. yüzyıla tarihlenen heykelde, ticaretin, yolların ve haberleşmenin tanrısı Hermes, bir elinde para kesesi, diğer elinde pelerini ve asası ile betimlenirken, ayağının dibinde bir koç figürü yer alıyor. Forum alanındaki kazılarda ise yaklaşık 2,5 metre boyunda olduğu düşünülen bir imparator başı ile 'esir figürü' olduğu tahmin edilen sakallı bir erkek başı gün yüzüne çıkarıldı.
KARAIN'DE İNSANLIK TARİHİNE IŞIK TUTAN BULUNTU
Karain Mağarası'nda yapılan çalışmalarda, yaklaşık 370-350 bin yıl öncesine tarihlenen iki insan dişi bulundu. Bu dişler, Türkiye'de stratigrafik bağlamda tespit edilen en eski insan dişleri olarak kayıtlara geçti. Keşif, Karain'de Neandertal varlığının sanılandan çok daha erken dönemlere uzandığını ve mağaranın insanlık tarihi açısından uzun süreli bir yerleşime ev sahipliği yaptığını ortaya koyuyor. Döşemealtı'ndaki Kızılin yerleşiminde ise MÖ 13500'e tarihlenen bir tabakada, yuvarlak bir yapıya ait olduğu değerlendirilen kavisli bir taş duvar sırası keşfedildi.



