DÜNYA
Yayınlanma : 23 Mayıs 2026 17:36
Düzenleme : 23 Mayıs 2026 17:36

Mısır'da altın dillerle gömülen sırlar gün yüzüne çıktı

Mısır'da altın dillerle gömülen sırlar gün yüzüne çıktı
Minya Valiliği'ndeki kazılarda, İlyada Destanı'na ait bir papirüs ve ölenlerin ağzına yerleştirilmiş altın diller bulundu. Bu keşif, antik inançların ve kültürlerin kaynaşmasını gözler önüne seriyor.

Kahire'nin yaklaşık 200 kilometre uzağındaki Minya Valiliği'nde bulunan El-Bahansa nekropolünde yapılan son kazı, arkeologları şaşkına çevirdi.

Mısır\

İLYADA'DAN BİR PARÇA

Maite Mascort ve Esther Ponce liderliğindeki ekip, Roma dönemine ait bir mezarı incelerken, bir mumyanın içinde gizlenmiş bir papirüs buldu. Filolojik analizler, bu metnin İlyada Destanı'nın II. Kitabı'ndaki ünlü 'Gemi Kataloğu' bölümüne ait olduğunu ortaya çıkardı. Bu pasaj, Truva Savaşı'na katılan Akha birliklerinin detaylı listesini sunuyor.

KÜLTÜREL KAYNAŞMA VE İNANÇLAR

Arkeologlar, bu durumun ardındaki tarihsel nedenleri sorguladı. Ptolemaios dönemi ve sonrasındaki Roma yönetimi boyunca Yunanca, Mısır'da elitlerin seçkin diliydi. Bulunan papirüs, ölen kişinin yüksek eğitim seviyesini gösteren bir eşya olabilir. Mezarda yalnızca bu önemli parça değil, geometrik desenli kaliteli keten kumaşlara sarılmış Roma mumyaları, renkli ahşap tabutlar ve cesetlerin üzerine yapıştırılmış altın varak kalıntıları da bulundu. Ancak en dikkat çekici bulgu, ölen kişilerin ağzına yerleştirilmiş üç altın ve bir bakır dil oldu. Antik Mısır inancına göre, bu metal diller, ölünün yeraltı dünyasının hakimi Tanrı Osiris ile konuşmasını sağlamak için önemli cenaze muskalarıydı. Nekropolün biraz ilerisinde, başka bir odada ise kireçtaşından oyulmuş yapılar ve ilginç kalıntılar keşfedildi. Yetişkinlerin yakılmış kalıntıları, bir bebeğe ait kemikler ve mumyalanmış bir kedi başı bulundu. Bunun yanı sıra, Mısır mitolojisinde çocuk tanrı Harpocrates ile Roma mitolojisindeki aşk tanrısı Cupid'in figürinleri aynı alanda yer aldı. Bu durum, farklı inançların tanrılarının bir arada varlığını sürdürdüğünü gözler önüne seriyor. Bu keşif, arkeolojinin sadece mücevher bulmaktan ibaret olmadığını, kültürlerin nasıl harmanlandığını gösteriyor. Tek bir mezarda Mısır ritüelleri, Roma varlığı ve Yunan edebiyatı bir arada yer alıyor. İlyada'nın bir mumyanın içinde bulunması, iki bin yıl öncesinin kozmopolit yapısını yeniden hatırlatıyor.