16. yüzyıldan kalma metinlerde bahsedilen ve uzun yıllar boyunca sadece bir şehir efsanesi olarak kabul edilen Hamarkaupangen, modern teknolojinin ışığında toprağın altından çıkarak tarihe meydan okuyor. Norveçli arkeologlar, "imkansız" olarak görülen bir başarıya imza atarak, bir piskopos kalesinin hemen doğusunda yer aldığı düşünülen bu kayıp yerleşimi nihayet gün yüzüne çıkardı.

HAMARKUPANGEN: BİR EFSANEDEN GERÇEĞE
Güney Norveç'teki Hamar bölgesinde, bir katedral ve piskopos kalesinin doğusunda konumlandığına dair rivayetler bulunan bu yerleşim, arkeologlar için yıllarca süren bir hayal kırıklığı kaynağı olmuştu. Hamar Günlükleri gibi antik belgelerde 11. yüzyıla kadar uzandığı belirtilen kasaba, yapılan kazılarda yalnızca birkaç basit yüzey kalıntısı sununca inandırıcılığını yitirmeye başlamıştı. Birçok uzman, buranın kalıcı bir şehir değil, sadece geçici bir pazar alanı olabileceği yönünde görüş bildiriyordu.

JEORADAR VE KAZILARLA TARİHE IŞIK TUTULDU
2023 yılına kadar süren bu şüpheci yaklaşım, yer altı görüntüleme teknolojisi Jeoradar'ın (GPR) devreye girmesiyle yerini büyük bir heyecana bıraktı. 2023 ve 2024 yıllarında yapılan detaylı taramalar, toprağın metrelerce altında devasa bir yerleşimin izlerini ortaya koydu. Temmuz 2025 itibarıyla gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucunda, yerin yaklaşık bir metre altında şu önemli bulgulara ulaşıldı: * **İki Odalı Konutlar:** Taş katmanların altında, olağanüstü derecede iyi korunmuş ahşap duvarlar ve zeminler tespit edildi. * **Kent Planı:** Dar geçitler, belirgin sokak düzenleri ve birbirine bitişik olarak sıralanmış bina grupları, organize bir yerleşime işaret ediyor. * **Mimari Detaylar:** Orta Çağ Norveç mimarisine uygun kütük ve kalas zemin yapıları, dönemin inşa teknikleri hakkında önemli ipuçları sunuyor. Projenin başındaki arkeolog Monica Kristiansen, bu keşfin önemini vurgulayarak, "Taş dolgulu katmanların yer altı verilerini nasıl etkileyeceği konusunda belirsizlikler vardı. Ayrıca bu bölgenin organik maddeleri koruma konusundaki olumsuz ünü nedeniyle ahşap kalıntılardan pek umudumuz yoktu. Jeoradar'ın tahminlerimizin bu denli doğru çıkması ve ahşap yapıları karşımızda görmek, gerçekten büyük bir başarı," ifadelerini kullandı. Şu anda yaklaşık 4 metrekarelik küçük bir alanda kazı yapan ekip, şimdiden duvar kütüklerini ve zemin döşemelerini gözler önüne serdi. Arkeologların bir sonraki hedefi, bir evin merkezi unsuru olan şömineyi bulmak. Bu keşfin, kasabanın günlük yaşam tarzına dair paha biçilmez bilgiler sunması bekleniyor.


