Suudi Arabistan'ın kuzeyindeki Lauga mağara ağında yapılan arkeolojik kazılar, bilim dünyasını heyecanlandıran bir keşfe yol açtı. Arar kenti yakınlarında, binlerce yıl öncesine ait olağanüstü iyi korunmuş çita kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı. Bu buluntu, Arabistan Yarımadası'nda son 50 yılda nesli tükenmiş büyük kedilerle ilgili en çarpıcı keşiflerden biri olarak tarihe geçti.
OLAĞANÜSTÜ KORUNMUŞ ÇITA KALINTILARI
Suudi Arabistan Ulusal Yaban Hayatı Merkezi'nden bilim insanları, mağaralarda yaklaşık 130 ila 1.870 yıl öncesine ait yedi adet mumyalanmış çita tespit etti. Ayrıca, yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait 54 çitanın iskelet kalıntıları da bulundu. Mağaraların kuru ve karanlık iklimi, doku ve DNA'nın günümüze kadar olağanüstü bir şekilde korunmasını sağladı.
GENETİK ANALİZLERİN ÖNEMİ
Communications Earth & Environment adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmaya göre, araştırmacılar mumyalanmış çitalardan üçünün tam genom dizilimini başarıyla çıkardı. Bu, doğal yollarla mumyalanmış büyük kediler üzerinde gerçekleştirilen ilk başarılı genetik analiz olma özelliğini taşıyor. Genetik incelemeler, bu çitaların hem Asya çitasıyla hem de Kuzeybatı Afrika çitasıyla yakın akraba olduğunu ortaya koydu.
NESLİ TÜKENEN TÜR MÜCADELESİNDE YENİ UFKU
Bu keşif, çitaların Arabistan Yarımadası'na yeniden kazandırılması yönündeki tartışmalara yeni bir boyut katıyor. Günümüzde İran'da çok sınırlı sayıda bulunan Asya çitası popülasyonu ile yaklaşık 400 bireyden oluşan Kuzeybatı Afrika çitaları hayatta kalmaya çalışıyor. Araştırmacılar, elde edilen genetik verilerin, Kuzeybatı Afrika çitasının yeniden doğaya salım projelerinde daha gerçekçi bir seçenek oluşturabileceğini belirtiyor. Bilim insanları, çitaların bölgede 1970'lere kadar yaşadığını, ancak aşırı avlanma ve yaşam alanlarının tahribi nedeniyle nesillerinin tükendiğini vurguluyor. Bu yeni keşfin sunduğu zengin genetik veri havuzu, nesli tükenmiş diğer türlerin yeniden doğaya kazandırılması çabaları için de değerli bir örnek teşkil edebilir.



