EKONOMİ
Yayınlanma : 14 Aralık 2025 12:01
Düzenleme : 14 Aralık 2025 12:01

Şırnak'ta 170 yıllık su değirmeni, KOSGEB desteğiyle coğrafi işaretli tahin üretimine dönüştü

Şırnak'ta 170 yıllık su değirmeni, KOSGEB desteğiyle coğrafi işaretli tahin üretimine dönüştü
Şırnak'ta 170 yıllık tarihi su değirmeni, KOSGEB desteğiyle restore edilerek coğrafi işaretli doğal tahin üretim merkezine dönüştürüldü. Geleneksel yöntemlerle üretilen ürünlere Türkiye ve Avrupa'dan yoğun talep var.

Şırnak'ın Kumçatı beldesinde, 1850-1860 yılları arasında inşa edilen tarihi bir su değirmeni, KOSGEB'in stratejik desteğiyle restore edildi ve coğrafi işaretli doğal tahin üretim merkezine dönüştürüldü. Geleneksel su gücüyle çalışan taş öğütme sistemi kullanılan işletme, katkı maddesiz ve tamamen doğal tahin üretiyor. Ürünlere Türkiye'nin 81 ilinden ve Avrupa'dan gelen yoğun talep nedeniyle üretim ara vermeden sürdürülüyor.

KOSGEB DESTEĞİYLE BİR MİRAS CANLANDI

KOSGEB Şırnak İl Müdürü Ömer Güngör, değirmenin restore edilmeden önceki halini gördüklerini ve işletmecinin bu geleneksel yapıyı yeniden faaliyete geçirmek istediğini belirtti. Güngör, KOSGEB'in makine demirbaş, girişimcilik ve iş geliştirme destek programlarının bu modele uygun olduğunu ilettiklerini, işletmecinin de kolları sıvayarak çalışmaya başladığını ifade etti. Sürecin başarıyla tamamlandığını ve şu an neticelenmiş halini gördüklerini söyledi.

DOĞALLIK VE COĞRAFİ İŞARET VURGUSU

Güngör, bölgenin coğrafi işaretli susam ve tahin mirasına dikkat çekerek, Kumçatı tahininin tanınan bir ürün olduğunu vurguladı. Ürünün el değmemiş, katkı maddesiz ve suyun çarkları çevirdiği eski bir değirmende, geleneksel kavurma ve öğütme yöntemleriyle üretildiğini açıkladı. Güngör, bunun sadece geleneksel değil, tamamen doğal bir üretim olduğunu özellikle belirtti.

KÜLTÜRÜ YAŞATAN VE MARKALAŞTIRAN BİR GİRİŞİM

İşletmeci Selahattin Demir, restorasyon öncesi zorluklar yaşadıklarını ancak kültürlerine sahip çıkarak onu yaşattıklarını ve markalaştırdıklarını ifade etti. Demir, Türkiye'nin 81 iline ve Avrupa'ya ürün gönderdiklerini, taleplerin yoğun olduğunu ve insanların bu doğal tadı tatmasını istediklerini söyledi. Üretim sürecini anlatan Demir, susamların kendi sulak arazilerinde ekildiğini, hasattan sonra temizlenip taşta dövülerek soyulduğunu, taşta kavrulup öğütüldüğünü açıkladı. Tüm aşamaların geleneksel ve kültüre bağlı olarak, sadece su gücüyle çalışan değirmenlerde yapıldığını, elektrik veya makine kullanılmadığını vurguladı. KOSGEB'in paketleme desteği aldıklarını ve coğrafi işaretli, Türkiye'de yöntemi ve mahreç alanıyla tek ürün olduklarını ekledi. İşletme, elektrik ve makineye sıfır bağımlılıkla, su gücü ve taş teknolojisi kullanarak çevre dostu bir model sunuyor.