Türkiye'nin savunma sanayii, son dönemdeki yatırımlarla dikkat çeken bir ivme yakaladı. Sektörde yerlilik oranı yüzde 82'ye yükselirken, 2002'de yaklaşık yüzde 80'lik dışa bağımlılık oranı pek çok alanda yüzde 20 seviyelerine geriledi.

Kendi Teknolojisi ve Mühendisiyle Güçlenen Türkiye
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Kendi teknolojisini geliştiren, kendi mühendisinin beynine ve alın terine güvenen bir Türkiye hayal ettiklerini" vurguladı. Görgün'ün verdiği bilgilere göre, sektörün üretim hacmi 1 milyar dolardan 12 milyar dolara, ihracatı ise 248 milyon dolardan 8.5 milyar dolara ulaştı. Ayrıca, insan kaynağı da 9 bin kişiden 100 bine çıktı. Hedef, uluslararası alanda rekabet edebilecek, global tedarik zincirlerine entegre olabilecek ve müttefik sistemlerle yüksek düzeyde birlikte çalışabilirlik gösterebilecek nitelikli bir yan sanayi yapısı oluşturmak.
Küresel Savunma Harcamalarındaki Artış ve Türkiye'nin Rolü
Küresel ölçekte savunma harcamalarındaki hızlı artışa dikkat çeken Görgün, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO üyesi ülkelere savunma bütçelerini artırma yönündeki çağrısı, Almanya'nın 500 milyar euroluk dev savunma ve güvenlik fonu ve Avrupa Birliği'nin savunma hazırlıklarını güçlendirmeyi amaçlayan 150 milyar euroluk fonun, güvenliğin vazgeçilmez hale geldiğini gösterdiğini belirtti. Bu yeni küresel tabloda ülkelerin tedarik zincirlerini çeşitlendirdiğini ve Türk savunma sanayisinin, güçlü mühendislik altyapısı ve olgunlaşan ekosistemiyle bu arayışta öne çıktığını ifade etti.
Destek Mekanizmaları ve Finansman Çözümleriyle Sektör Büyüyor
Savunma alanında sağlanan desteklerin her geçen gün arttığını belirten Görgün, Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP) kapsamında firmaların projelerde daha fazla yer alması için yan sanayiye verilecek işlerin en az yüzde 70'inin EYDEP sertifikalı firmalar tarafından gerçekleştirilmesini esas alan modeli kararlılıkla sürdürdüklerini dile getirdi. Ayrıca, Savunma Sanayii Yatırım ve Geliştirme Faaliyetlerini Destekleme Programı kapsamında özel finansman çözümlerinin devreye alındığını söyledi. Savunma sanayisinde geliştirilen ürünlerin ve yatırımların atıl kalmaması adına Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) uygulamasının hayata geçirildiğini ve tedarikçilerin vadeli alacaklarını teminat göstererek krediye erişimini sağlayan 'Tedarikçi Finansman Desteği' mekanizmasının devreye alındığını ekledi. Sektörel likiditeyi artırmak için Kredi Garanti Fonu, İhracatı Geliştirme AŞ ve Katılım Finans Kefalet AŞ gibi kuruluşları bir araya getirerek toplam 40 milyar lira kefalet büyüklüğünde yeni bir Kredi Kefalet Programı'nın devreye alındığı ve bu programdan 1200 firmanın 8 milyon 250 bin lira tutarında kredi kullanarak yararlandığı bilgisi paylaşıldı. YETEN ile 9 binden fazla ürün ve 4 binden fazla firmanın envantere alındığı, EYDEP ile 1600'den fazla firmanın değerlendirildiği, 400'ün üzerinde firmanın hibe ve mentörlük desteği aldığı, 85 firmanın ise stant ve yer destek mekanizmalarından faydalandığı belirtildi. Toplam tutarı 5.7 milyar liralık finansman desteği sağlayan çeşitli kredi ve leasing modellerinin aktif olarak yürütüldüğü, firmalara verilen toplam 25 milyon dolar kredi desteğinin finansal destek modellerinin sahadaki etkisinin bir göstergesi olduğu ifade edildi. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl 24, bu yıl ise 37 firmaya kredi desteği sağlandığı kaydedildi. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, Türk savunma sanayisi şirketlerinin toplam gelirleri geçen yıl yüzde 11 artarak 10.1 milyar dolara ulaştı. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE) ilk kez en büyük 100 listesine girerken, ASELSAN 3.47 milyar dolar gelirle 47'nci, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii 2.16 milyar dolarla 65'inci, Baykar 1.9 milyar dolarla 73'üncü, Roketsan 1.39 milyar dolarla 87'nci ve MKE 1.21 milyar dolarla 93'üncü sırada yer aldı.


