NATO Zirvesi 2026 kapsamında düzenlenen Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi adına önemli bir platform oluşturdu. Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından organize edilen etkinlikte, küresel savunma markası CANiK, sponsor olarak yer alarak dikkatleri üzerine çekti.
Savunma Sanayii İçin Stratejik Ortaklıklar Görüştü
Toplantıya, her iki ülkenin kamu kurumlarından yetkililer, savunma sanayii şirketlerinin temsilcileri ve sektörün önde gelen isimleri katıldı. Görüşmelerde, ortak üretim modelleri, teknoloji paylaşımı, kritik tedarik zincirlerinin sağlamlaştırılması, karşılıklı yatırım fırsatları ve uzun vadeli sanayi iş birlikleri gibi konular masaya yatırıldı. ABD Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Michael P. Duffy ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, açılış konuşmalarında Türkiye ile ABD arasındaki savunma sanayii iş birliğinin daha da geliştirilmesi gerekliliğini vurguladılar. Bu iş birliğinin, NATO'nun caydırıcılığına da önemli katkılar sağlayacağı belirtildi.
CANiK'ten Güçlü Bir Ekosistem Vurgusu
NATO Zirvesi'nin ana gündem maddeleri arasında yer alan dayanıklı tedarik zincirlerinin kurulması, üretim kapasitesinin artırılması, mühimmat üretimi ve ileri teknoloji paylaşımı gibi konulara CANiK, sahip olduğu yüksek üretim kapasitesi, etkin ürün portföyü ve Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'taki üretim altyapısıyla stratejik bir paydaş olarak katkı sağladı. Hafif ve orta kalibre silah sistemleri, uzaktan komutalı robotik entegrasyon çözümleri, radar entegre yapay zekâ tabanlı hedef takip sistemleri gibi geniş ürün yelpazesiyle CANiK, NATO savunma ekosisteminin önemli bir parçası konumunda. Üç kıtaya yayılan yedi üretim tesisiyle grup, NATO ve müttefik ülkelerin savunma kabiliyetlerine ve tedarik sürekliliğine destek vermeye devam ediyor. CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefine ulaşılmasında, ABD'nin teknoloji geliştirme kabiliyeti ile Türkiye'nin yüksek ölçekli ve rekabetçi üretim gücünün birleşiminin kritik rol oynayacağını belirtti. Bu iş birliğinin, yalnızca iki ülkeye değil, NATO'nun ortak güvenlik mimarisine de büyük katkılar sağlayacağını ifade etti.



