NATO, Ankara Zirvesi ile artık sadece askeri işbirliğini değil, aynı zamanda ortak savunma sanayii üretimi ve stratejik konumlandırmayı da merkeze alıyor. İttifakın hedefi, Türkiye'yi Avrupa'nın savunma ihtiyaçlarını karşılayacak kilit bir üretim üssü haline getirmek.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI ÜRETİMİ TETİKLEDİ
Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, NATO ülkelerinin mühimmat stoklarının ne kadar yetersiz olduğunu acı bir şekilde ortaya koydu. Birçok Avrupa ülkesi, acil ihtiyaç duyulan top mermisi, füze ve hava savunma sistemlerini yeterli hızda üretemiyor. Bu durum, NATO'yu yeni bir savunma modeline itiyor: Sadece daha fazla harcamak yerine, üretimi de artırmak. Ankara'da yapılan zirvede bu yeni modelin ilk adımları atıldı. Avrupa ve Kanada, 2025 yılı için savunma harcamalarına 139 milyar doların üzerinde ek yatırım yaparken, 50 milyar doları aşan yeni alım anlaşmaları da imzalandı.
DRONLARDAN YAPAY ZEKA'YA 40 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM
Anlaşmaların odağında, muharebe sahasındaki etkinliği artıracak yüksek teknoloji ve entegre sistemler yer alıyor. Özellikle hava savunma ağlarının güçlendirilmesi önceliklendirildi. 'NATO's Drone Edge' girişimiyle, önümüzdeki beş yıl içinde insansız sistemlere toplam 40 milyar dolar yatırım yapılması planlanıyor. Bu kapsamda, insansız sistem operatörü eğitim kapasitesinin 2027'ye kadar beş kat artırılması hedefleniyor. Ayrıca, 'Transatlantik Muharebe Bulutu' ve askeri yapay zeka (AI) modellerinin geliştirilmesi için 2 milyar dolarlık bir ön anlaşma imzalandı. Uzun menzilli hassas vuruş sistemleri ve yeni nesil mühimmat üretiminin artırılması da bu anlaşmaların bir parçası.
TÜRK FİRMALARI PAZARDA BÜYÜK PAY ALACAK
Savunma sanayiinde son yıllarda önemli atılımlar yapan Türkiye'nin, bu yeni stratejik modelden büyük fayda sağlaması bekleniyor. İnsansız hava araçları, zırhlı araçlar, mühimmat ve deniz platformları üreten Türk şirketleri, NATO'nun ortak üretim projelerinde daha aktif rol alacak. Türkiye, 2035'e kadar NATO'nun sadece güçlü ordularından biri olmanın ötesinde, kritik teknoloji ve mühimmat üretim üslerinden biri olmayı hedefliyor. Böylece, ittifakın savunma harcamalarından aldığı payı 2026'ya kıyasla 3-4 kat artırması öngörülüyor. Ankara Zirvesi'nde, ASELSAN ve ROKETSAN gibi Türk savunma sanayii devlerinin sadece coğrafi değil, 'endüstriyel bir merkez' olarak konumlandırılması vurgulandı. Yerli firmaların uluslararası projelerde ana yüklenici veya kritik tedarikçi olarak yer alması bekleniyor.



