Formula 1'in Bahreyn'deki sezon öncesi testlerinde Mercedes motoru, rakip takımların FIA'ya yaptığı baskılar nedeniyle tartışmaların odağında yer alıyor. Mercedes takım patronu Toto Wolff, motorlarının tamamen kurallara uygun olduğunu savunurken, rakiplerin sıkıştırma oranı kontrollerinin değiştirilmesi için yürüttüğü lobi faaliyetlerinin son haftalarda arttığını belirtti. Wolff, "Cuma gününe kadar bir şeylerin değişmeyeceği izlenimi verilmişti" diyerek konunun nasıl gündem haline geldiğine şaşırdığını ifade etti.
RAKİPLERDEN GİZLİ TOPLANTILAR VE MEKTUPLAR
Wolff, diğer motor üreticilerinin lobi faaliyetlerinin son aylarda ciddi şekilde arttığını, gizli toplantılar ve FIA'ya gizli mektuplar gönderildiğini açıkladı. Ancak bu noktada gizliliğin kalmadığını da sözlerine ekledi. Rakipler, Mercedes'in statik testlerde 16:1 sıkıştırma oranına uyduğunu, ancak pistte çalışırken daha yüksek bir oran elde edebildiğini öne sürerek ölçüm prosedürlerinin değiştirilmesini talep ediyor. Wolff ise tüm Mercedes motorlarının kurallara uygun olduğuna dair FIA'dan güvence aldıklarını vurguladı.
MÜDAHALE SENARYOLARI VE BELİRSİZLİK RİSKİ
Herhangi bir müdahale için Güç Ünitesi Danışma Komitesi'nde beş üreticiden dördünün, ayrıca FIA ve FOM'un desteğinin şart olduğunu belirten Wolff, artık hiçbir senaryoyu dışlamadığını söyledi. Eğer FIA ölçüm prosedürlerini değiştirirse, Mercedes motoru kullanan dört takımın Avustralya Grand Prix'sine katılımının belirsiz hale geleceğini ifade etti. 2026 motorlarının homologasyon tarihinin 1 Mart olduğunu ve bu kadar kısa sürede temel değişiklikler yapmanın neredeyse imkansız olduğunu ekledi.
PERFORMANS DEĞİL, SİYASİ HAMLELER ENDİŞESİ
Wolff, sıkıştırma oranının tur başına sadece birkaç beygir güç farkı yarattığını ve büyük bir performans kazancından bahsedilemeyeceğini savundu. Asıl endişesinin, belirsizliğin ve siyasi hamlelerin yaratacağı uzun vadeli sonuçlar olduğunu belirtti. Altıncı yarıştan sonra değişiklik yapma ihtimali olduğunu bilmenin sonuçları öngörmeyi imkansız hale getireceğini ifade eden Wolff, hukuki yola başvurulacağı iddialarını ise kesin bir dille reddetti.



