Zak Brown, 2016'da McLaren'a katıldıktan sonra 2018'de CEO koltuğuna oturarak, Formula 1'in köklü ekiplerinden birinin yaşadığı en çalkantılı döneme tanıklık etti. O yıllarda İngiliz ekip, şampiyonada dokuzunculuğa kadar gerilemiş, sponsorluk bulmakta zorlanmış ve taraftarların büyük tepkisini çekmişti. Ancak Brown'ın liderliğinde, takım 2024 sezonunda yarış zaferlerine ulaşarak markalar şampiyonluğunu elde etti ve bir yıl sonra da pilotlar şampiyonluğunu kazandı. Bu inanılmaz dönüşümün temelinde ise, Brown'ın vurguladığı gibi, insan faktörü yatıyor: "Her şey insanlarla ilgili."

İNSAN ODAKLI DÖNÜŞÜM
Brown, McLaren'a ilk adım attığı günlerde takımın durumunu şöyle özetliyor: "Gerçekten zor bir dönemden geçiyordu. Şampiyonada dokuzuncuyduk, çok fazla sponsorumuz yoktu ve mevcut sponsorlarımızın çoğu mutlu değildi. Taraftarlarımız mutsuzdu. Takım içinde politik problemler vardı." Ancak bu karanlık tabloya rağmen, Brown markanın gücüne inanıyordu: "Tüm bunların dışında markamız harikaydı. O dönem çok iyi durumda olmasak da köklü tarihimizi ve mirasımızı kimse elimizden alamazdı." Sorunun kaynağını ise araçlarda değil, insanlarda ve düşünce yapısında buldu: "Takımda şampiyonluklar ve yarış galibiyetleri yaşamış, tecrübeli çok iyi insanlar vardı ama birlikte uyum içinde çalışmıyorlardı. Yani sorun genel olarak araçlarımızda değildi, yapımızda ve düşünce şeklimizdeydi; bakış açımızdaydı." Bu tespit, durumun düzeltilebilir olduğuna dair inancını pekiştirmişti.
TARAFTAR SESİ VE KORPORATİF DİNAMİKLER
Brown'a göre, bir markanın gücü, sponsorları ve yetenekli insanları kendine çekmesinde kritik rol oynuyor. "Markanız çok önemli çünkü sponsorları ve takımda çalışmak isteyen insanları cezbeden şey bu." şeklinde konuşan Brown, ekibe liderlik, yönlendirme, takım çalışması ve şeffaflık eksikliğini giderecek bir vizyon sunulması gerektiğini belirtiyor. McLaren'ın son yıllardaki başarısında önemli pay sahibi olan takım patronu Andrea Stella da doğrudan Zak Brown'a bağlı çalışıyor. Brown ayrıca, taraftarların isteklerinin de dönüşümde büyük rol oynadığını vurguluyor: "Yaptığımız ilk şey papaya renklerine geri dönmek oldu. Çünkü taraftarlarımız bunu istiyordu, biz de taraftarlarımızı dinliyoruz." Bu kararın, insanları bazen şaşırttığını da ekliyor: "İnsanlar bazen bu konuya ne kadar önem verdiğimizi tam olarak anlayamıyor veya değişiklikleri gördükleri zaman inanamıyorlar. O dönemlerde birisi bana, ‘Bunu sadece taraftarlar istediği için yapıyorsunuz’ demişti. Ben de ‘Evet, tam olarak bu yüzden yapıyoruz’ diye cevap verdim."


