Savaş, siber saldırı veya aşırı hava koşulları gibi acil durumlar, İngiltere ve İsveç'in gıda tedarikinde ciddi bir krize yol açabilir. Uzmanlar, her iki ülkenin de düşük öz yeterlilik oranları nedeniyle 'savunmasız' olduğunu vurguluyor ve hükümetleri acil durum stokları oluşturmaya, yerli üretimi artırmaya çağırıyor.
İNGİLTERE'DE KÖTÜ TABLO
Londra Üniversitesi City St George's'tan gıda politikaları uzmanı Profesör Tim Lang, İngiltere'nin gıda güvenliği durumunu 'kötü görünüyor' ifadeleriyle tanımladı. Hükümetin biran önce gıda stoklamaya başlaması gerektiğini belirten Lang, 2021 tarihli ilk gıda güvenliği raporuna göre Birleşik Krallık'ın gıda konusunda yalnızca %54 oranında kendi kendine yetebildiğini dile getirdi. Ülkenin nüfusunu beslemek için gereken miktardan çok daha az gıda üretildiği kaydedildi.
İSVEÇ'İN DURUMU DA BENZER
İsveç'te de benzer bir durum söz konusu. Ülkenin gıda konusunda kendi kendine yeterlilik oranı yaklaşık %50 seviyesinde. SVT'nin verilerine göre, İsveç tahıl, şeker pancarı, havuç ve yumurta üretiminde kendi ihtiyacını karşılayabilse de meyve, sebze, peynir ve et konusunda ithalata bağımlı durumda. Ülke, 1990'ların başında Avrupa Birliği'ne katılım süreciyle birlikte hazır gıda stoklamayı durdurmuş durumda ve şu an herhangi bir acil durum stoğu bulunmuyor. Uzmanlar, bu durumu 'çok savunmasız' olarak nitelendiriyor ve önlem alınması gerektiği konusunda uyarıyorlar. İngiltere ve İsveç, öz yeterlilik oranları bakımından, ABD, Fransa ve Avustralya gibi zengin ülkelerin oldukça gerisinde kalıyor. Uzmanlar, mevcut sistemin yeniden yapılandırılması gerektiğini savunuyor ve gıda güvenliği konusunda özel yasalar çıkarılmasını talep ediyor.



