DÜNYA
Yayınlanma : 23 Haziran 2026 09:30
Düzenleme : 23 Haziran 2026 09:30

El Nino tehdidi kapıda: 22 ülke için acil yardım çağrısı

El Nino tehdidi kapıda: 22 ülke için acil yardım çağrısı
BM kuruluşları FAO ve WFP, El Nino'nun küresel gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirterek 22 ülke için 202 milyon dolarlık acil fon çağrısı yaptı. Türkiye'ye de ithalat ve fiyat artışları yoluyla dolaylı etkileri olabilir.

Birleşmiş Milletler'in gıda ve tarım alanındaki iki köklü kuruluşu, Dünya Gıda Programı (WFP) ve Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), yaklaşan El Nino hava olayının küresel gıda güvenliği üzerinde yaratabileceği yıkıcı etkiler konusunda alarma geçti. 2026'nın ikinci yarısında etkisini artırması beklenen bu doğaüstü olgunun, tarımsal üretimi sekteye uğratarak milyonları açlık ve yoksullukla yüzleşme riskiyle karşı karşıya bırakabileceği belirtiliyor.

ACİL FON TALEBİ VE RİSK ALTINDAKİ ÜLKELER

Bu endişe verici tablo karşısında, FAO ve WFP el ele vererek 22 ülkeyi kapsayan acil eylem planını devreye soktu. Bu planın temel amacı, iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava koşulları nedeniyle gıdaya erişimini kaybedebilecek yaklaşık 8,8 milyon insanın hayatta kalmasını sağlamak ve geçim kaynaklarını korumak. Kuruluşlar, bu hayati misyonu yerine getirebilmek için toplamda 202 milyon dolarlık acil fon talebinde bulundu. Risk altındaki ülkeler arasında Etiyopya, Kenya, Somali, Sudan, Pakistan, Filipinler, Kolombiya ve Haiti gibi coğrafyalar bulunuyor. Bu listenin oluşturulmasında, sadece meteorolojik tahminler değil, aynı zamanda mevcut gıda güvensizliği seviyeleri, ülkenin tarımsal üretim potansiyeli ve olası iklim riskleri gibi çok yönlü faktörler dikkate alındı.

ÖNLEYİCİ ADIMLAR VE EKONOMİK FAYDA

FAO ve WFP, olası krizlerin etkisini en aza indirmek amacıyla kapsamlı önleyici tedbirler planlıyor. Bu tedbirler arasında, kuraklığa dayanıklı tohumların çiftçilere dağıtılması, acil ihtiyaç sahiplerine doğrudan nakit desteği sağlanması, hayvancılığı korumaya yönelik programların hayata geçirilmesi, su depolama altyapısının güçlendirilmesi ve taşkın riskine karşı koruyucu çalışmalar yapılması yer alıyor. Kuruluşların yaptığı bir değerlendirmeye göre, olası bir afet öncesinde yapılan her 1 dolarlık yatırım, ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek zararları ve acil müdahale maliyetlerini ortalama 7 dolar azaltabiliyor. Bu da, proaktif yaklaşımların ne denli kritik olduğunu gözler önüne seriyor.

EL NINO TÜRKİYE'Yİ NASIL ETKİLEYEBİLİR?

El Nino'nun doğrudan etkilerinin Pasifik Okyanusu çevresinde daha belirgin hissedildiği bilinse de, küresel ticaret ağlarının karmaşıklığı göz önüne alındığında, sonuçlarının Türkiye'yi de dolaylı yoldan etkilemesi kaçınılmaz görünüyor. Özellikle tarımsal üretimdeki olası düşüşler, uluslararası piyasalarda fiyat artışlarını tetikleyebilir. Türkiye'nin doğrudan veya dolaylı olarak tedarik ettiği bazı ürünlerin, risk altındaki ülkelerden gelmesi, maliyet baskısını artırabilecek önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Pakistan'dan alınan pirinç ve bakliyatlar, Filipinler ve Güneydoğu Asya'dan gelen hindistancevizi ürünleri ile işlenmiş gıdalar, Kolombiya, Kenya ve Etiyopya menşeli kahve, Afrika ülkelerinden temin edilen susam, bakliyat ve yem hammaddeleri ile Sudan ve Somali bölgesindeki canlı hayvan ticaretini etkileyebilecek arz hareketleri, bu potansiyel fiyat baskısından etkilenebilecek ürünler arasında sayılıyor.