EKONOMİ
Yayınlanma : 23 Mart 2026 12:49
Düzenleme : 23 Mart 2026 12:49

Hürmüz krizi tarımda büyük riskler yaratıyor

Hürmüz krizi tarımda büyük riskler yaratıyor
Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilim, küresel gübre arzını tehdit ederken, tarımsal girdi maliyetlerini de artırıyor. Gıda güvenliği riski büyüyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan Orta Doğu'daki askeri gerilim, tarımsal girdi maliyetlerinde önemli bir artışı tetikledi.

GÜBRE VE ENERJİ HATLARINDA KESİNTİLER

Orta Doğu'daki gübre ve enerji hatlarındaki kesintiler, dünya tarımının ticaret rotalarını felç ederek, 2022'deki Ukrayna krizinden daha derin bir gıda şoku riski doğurdu. Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi, küresel nitratlı gübre arzının yüzde 38'ini, fosfatlı gübre arzının ise yüzde 20'sini olumsuz etkiledi. Basra Körfezi'nden sevkiyatların durması, dünya genelindeki çiftlikler için gıda güvenliği riski oluştururken, küresel tarım tedarik zincirini de sarsmaya devam ediyor.

ENERJİ MALİYETLERİ VE GIDA GÜVENLİĞİ

Küresel gübre krizinin en büyük nedenlerinden biri de enerji fiyatlarındaki keskin artış oldu. Azotlu gübre maliyetinin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan doğal gaz fiyatları yükselince, birçok büyük tesis üretimi durdurmak zorunda kaldı. Bunun sonucunda, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, üre ve amonyak gibi temel gübre emtialarında dramatik fiyat artışlarını tetikledi. Uzmanlar, sevkiyatlardaki aksaklıkların küresel hasat döneminde rekolte kayıplarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.

KÜRESEL GIDA SİSTEMİ RİSK ALTINDA

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, modern tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, dünya genelinde kullanılan bitki besleme ürünlerinin kesintisiz tedarik edilmesine dayanıyor. Hürmüz Boğazı'nın kritik bir rol oynaması, bu bölgedeki çatışmaların küresel gıda güvenliğini tehdit ettiğini gösteriyor. Enerji ve gübre arzındaki aksamaların, gıda üretiminde geri dönülemez düşüşlere yol açabileceği ifade ediliyor.