Ferrari, 2026 Formula 1 sezonu için geliştirdiği SF-26 modelini tanıtarak, Charles Leclerc ve Lewis Hamilton'a zafer şansı sunacak yeni bir dönemi başlatıyor. Daha kısa, dar ve hafif bir şasiye sahip olan araç, içten yanmalı motor ile elektrik gücünü dengeleyen devrim niteliğindeki bir güç ünitesine geçiş yapıyor. Loic Serra liderliğindeki teknik ekip, bu değişimle adeta beyaz bir sayfa açarak, ilk bakışta McLaren ve Mercedes modelleriyle benzerlikler taşıyan bir tasarım ortaya koydu.

ÖN SÜSPANSİYONDA PUSH ROD DÖNÜŞÜ
Ferrari, zemin etkisi avantajının ortadan kalkmasıyla birlikte, yalnızca bir sezon kullandığı pull rod sistemini terk ederek ön süspansiyonda push rod düzenine geri döndü. Üst salıncak oldukça açık bir açıya sahipken, McLaren MCL39'da görülen agresif çözümleri hatırlatan bir geometri tercih edildi. Direksiyon kolunun alt salıncağın arkasına taşınması gibi önemli yeniliklerle, ön tekerlekler gövdeden biraz daha ileri alınarak hava akışının daha temiz hale getirilmesi amaçlanıyor.

AĞIRLIK VE BOYUTTA OPTİMİZASYON
Ferrari, sürücü dahil minimum 678 kilogram ağırlık sınırına yaklaşabilmek için aks mesafesini maksimum 3400 mm'nin biraz altında tutarak yaklaşık 50 mm'lik bir kısalma sağladı ve bu sayede tahmini 1,5 kilogram tasarruf elde etti. Yakıt deposu kapasitesi de 110 kilogramdan 100 kilograma düşürüldü. Ağırlık konusu, projenin en zorlu başlıklarından biri olarak öne çıkıyor, Ferrari'nin sezona 5-7 kilogram fazlayla başlayabileceği, bazı rakiplerin ise 15 kilogram fazlalıkla piste çıkabileceği belirtiliyor.

MOTOR VE ARKA SÜSPANSİYONDA YENİLİKLER
Motor tarafında Enrico Gualtieri'nin ekibi, güç ünitesini daha küçük soğutma ihtiyacıyla tasarladı ve çelik silindir kapağı sayesinde motorun daha yüksek sıcaklık ve basınçta çalışabilmesini sağladı. Bu, daha dar gövde ve daha düşük sürükleme anlamına geliyor. Arka süspansiyonda ise SF-25'te kullanılan pull rod yerine push rod düzenine geçildi, bu değişim şanzıman muhafazasının yeniden tasarlanmasını gerektirdi ve difüzör altındaki hava akışı iyileştirildi. Ferrari, rakiplerin farklı yönelimlerine rağmen kendi mühendislik felsefesine sadık kalarak SF-26'yı şekillendirmiş durumda.





