Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin 5. toplantısı kapsamında Atina'yı 7 Aralık 2023'te ziyaret ettiğini ve bu ziyarette diyalog kanallarını açık tutma ve ilişkileri geliştirme mutabakatını "Atina Bildirgesi" ile kayıt altına aldıklarını hatırlattı. Bugün de pozitif gündem maddeleri üzerinden ilişkileri nasıl ileriye taşıyabileceklerini etraflıca değerlendirdiklerini belirten Erdoğan, üst düzey temasların elverişli bir zemin sunduğunu vurguladı.
EKONOMİK VE BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ VURGUSU
Erdoğan, kabul edilen belgelerin ilişkilerin ahdi zeminini pekiştirmesini temenni ederek, geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticareti 10 milyar dolara çıkarma hedefine yönelik çalışmaya devam ettiklerini söyledi. Bugün iki ülkenin iş konseylerinin de bir araya gelerek iş fırsatlarını değerlendirdiğini belirten Erdoğan, Ege ve Doğu Akdeniz'e ilişkin tutumlarını açık ve samimi şekilde ele aldıklarını ifade etti. Mevcut meselelerin çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüz olmadığını, yeter ki iyi niyet, yapıcı diyalog ve çözüm iradesi olsun diyen Erdoğan, bu konuda Miçotakis ile hemfikir olduklarını memnuniyetle gördüğünü belirtti. İlişkilerdeki ivmenin Ege'deki sorunların çözümünde de ilerleme kaydedileceğine inandığını dile getirdi.
AZINLIK HAKLARI VE TERÖRLE MÜCADELE
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle ve organize suçlarla mücadele konusundaki beklentilerini de Miçotakis ile paylaştığını dile getirerek, azınlıklar konusunda tarihi sorumluluk bilinciyle hareket etmek gerektiğini söyledi. Batı Trakya Türk azınlığının dini özgürlükler ve eğitim imkanlarından tam olarak yararlandırılmaları konusundaki beklentilerini de paylaştığını ifade etti. İki NATO müttefiki olarak güvenlik ve istikrara tehdit teşkil eden gelişmelerle karşılaştıklarını belirten Erdoğan, Gazze'deki ateşkes süreci ve barış planı olmak üzere bölgesel gelişmeleri de değerlendirdiklerini aktardı. İsrail'in Batı Şeria'da kontrolünü genişletmeye yönelik son kararlarını reddettiklerini ve Orta Doğu'da kalıcı barışın Filistin meselesine iki devlet temelinde adil çözüm bulunmasından geçtiğini vurguladı. Suriye'de istikrarın tesisi ve ülkenin bölgede barışa katkı sunan bir konuma ulaşması için yapılabileceklere değindiklerini ve Türkiye'nin bu konudaki yapıcı rolünün Suriye, Yunanistan ve Avrupa'nın güvenliği için mühim olduğunu belirtti. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliği ilkesi temelinde kapsayıcı bir anlayışla geleceğe yürümesini ümit ettiğini sözlerine ekledi.



