Formula 1'de kış ayları genellikle sessiz bir hazırlık dönemi olarak bilinirken, Aston Martin için bu sezon çok daha farklı geçti. Takım, yaklaşan büyük kural değişikliği nedeniyle alışılmadık derecede yoğun ve zorlayıcı bir çalışma sürecine girdi. Kasım ile ocak ayları arasında fabrikanın çalışma temposu ciddi şekilde arttı, haftada 60 saate varan mesailer neredeyse standart hale geldi.
GECE YARILARINA KADAR ÇALIŞMA VE YORGUNLUK
Bazı çalışanlar, teslim tarihlerini yetiştirebilmek için akşam yemeklerini bile fabrikanın içinde yemek zorunda kaldı. Bu yoğun baskıya herkes dayanamadı; takım içindeki bazı çalışanların görev değiştirmeyi tercih ettiği ve bu tempodan uzaklaşmak istedikleri söyleniyor. Formula 1'in doğası gereği yüksek tempo ve baskı her zaman vardır, ancak bu kış yaşananlar alışılmış seviyenin de üzerine çıktı.
NEWEY ETKİSİ: MÜKEMMELİYETÇİLİĞİN BEDELİ
Bu tablo, padokta sıkça konuşulan 'Newey etkisi'ni de açıklıyor. Adrian Newey, Formula 1 tarihinin en başarılı mühendislerinden biri olmasının yanı sıra son derece detaycı ve mükemmeliyetçi bir isim olarak biliniyor. Onun çalışma anlayışında en küçük ayrıntı bile önem taşıyor; genel aerodinamik yapıdan şanzıman içindeki kablolamaya kadar her detay performans artışı için yeniden ele alınabiliyor.
STROLL'ÜN 'MAKSİMUM ÇABA' ANLAYIŞI
Bu çalışma kültürü sadece Adrian Newey ile başlamış değil. Aston Martin, Lawrence Stroll yönetiminde uzun süredir 'maksimum çaba' anlayışıyla hareket ediyor. Stroll'ün fabrikadaki konuşmaları, fedakârlık yapılması ve tüm kaynakların sonuna kadar kullanılması gerektiği yönünde oluyor, bu da takımın yoğun tempoya alışmasını sağlıyor.



