KÜLTÜR SANAT
Yayınlanma : 07 Ağustos 2025 12:16
Düzenleme : 07 Ağustos 2025 12:16

Ankara'da 'Arkeolojinin Altın Çağı' sergisi açıldı: 65 yıl sonra Türkiye'ye dönen Marcus Aurelius heykeli sergileniyor

Ankara'da 'Arkeolojinin Altın Çağı' sergisi açıldı: 65 yıl sonra Türkiye'ye dönen Marcus Aurelius heykeli sergileniyor
Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde açılan 'Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi'nde, 65 yıl sonra Türkiye'ye iade edilen Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un bronz heykeli de sergileniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde dün kapılarını açan 'Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi', 65 yıl sonra Türkiye'ye dönen Marcus Aurelius heykelini ve birçok eseri ilk kez sergiliyor.

65 YIL SONRA BÜYÜK DÖNÜŞ

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanı Zeynep Boz, yaptığı açıklamada, Türk halkının Marcus Aurelius heykelini ilk kez Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde göreceğini ve bunun kendileri için çok anlamlı olduğunu vurguladı. Marcus Aurelius'un milattan sonra 161 yılında tahta çıkan bir Roma İmparatoru olduğunu, tahtta bulunduğu süre boyunca Germen Kavimlerine karşı savaşması ve isyanları bastırmasıyla meşhur olduğunu, bronz heykelde filozof kişiliğinin betimlendiğini ve imparatorun Stoacı felsefe ekolünün önde gelen savunucularından, hatta geç dönem Stoacıların en önemlisi olduğunu söyledi. Stoacı felsefenin 'her şeye anlam yüklememe, duygu kontrolünü' öncelediğini belirten Boz, Marcus Aurelius'un öğretileri ve fikirlerinin 'Kendime Düşünceler' adlı eserinde kaleme alındığını ve her dile çevrildiğini aktardı. 1960'lı yıllarda Burdur Boubon Antik Kenti'nde yoğun kaçakçılık yaşandığını ve birçok eserin uluslararası pazara girdiğini de sözlerine ekledi.

MARCUS AURELİUS'UN ZORLU DÖNÜŞÜ

Boz, merhum bilim insanı Prof. Dr. Jale İnan'ın 1973'te Boston'da bir etkinlikte bu heykelin de içinde bulunduğu 4 heykelin tanıtımını gördüğünü ve eserlerin İnan'ın dikkatini çektiğini anlattı. Bronz heykellerin günümüze ulaşmasının zorluğuna değinen Boz, 'Bronz heykellerin günümüze ulaşması zordur. Bir kentte ekonomi kötüye gittiği zaman bu bronzların eritilip bazen sikke basımı için bazen silah yapımı için bazen de kap kacak gibi günlük malzeme kullanımı için yeniden farklı formlarda piyasaya sürüldüğünü biliyoruz. Bunların günümüze ulaşabilmesi, bilimsel olarak Roma İmparatorlarını kesintisiz bir dönem kronoloji ile bir tapınım alanında bu heykellerin bulunması çok önem arz ediyor.' dedi. Jale Hoca'nın araştırmaları sonucu Burdur'da kurtarma kazıları ve ABD'den iade çalışmalarının başladığını, 1973'te başlayan sürecin zorlukla yürüdüğünü ve ara ara sona erdiğini, 2021'de yeniden Boubon soruşturmasının başladığını anlattı. 'Marcus Aurelius'u evine döndürmek kolay olmadı. Bu süreçte çok fazla görgü şahidiyle görüşmek, ifade almak ve çapraz sorgulama gibi teknik konularla uğraştık. Eserin ayak ölçülerinin kazılardaki kaide üzerindeki boşluğa doğrudan oturması bize heykelin nereye ait olduğunu ispatlıyordu.' diye konuştu. Heykelin başının olmadığını ve nerede olduğunun bilinmediğini belirten Boz, bunun kültür varlığı vandalizminin bir sonucu olduğunu ifade etti. Cleveland Müzesi yetkililerinin eseri iade ederken ABD'lilerin eserle vedalaşması için 3 aylık müsaade istediğini ve bu talebin Jale İnan'ın müzede anılması şartıyla kabul edildiğini belirtti.

SERGİDE 90 KAZI ALANINDAN ESERLER

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş ise Anadolu medeniyetinin kadim bir coğrafya olduğunu, 2023'te Geleceğe Miras Projesi'nin başladığını söyledi. Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi'nde Marcus Aurelius'un yanı sıra 570 eserden 485'inin ilk kez beğeniye sunulduğunu, Taş Tepeler Projesi'nden eserlerin ilgi çektiğini ve Karahantepe'den çıkan buluntuların geçen sene Şangay Forumu'nda dünyanın en önemli arkeoloji projeleri arasında yer aldığını vurguladı. Gordion'dan Phasalies'e, Troya'dan Taş Tepeler'e kadar Türkiye'nin 90 kazı alanından eser seçtiklerini ve bu serginin, Türkiye'de arkeolojik çalışmaların güzel bir yansıması olduğunu belirtti.