Venezuela, 303 milyar varili aşan rezerviyle dünyanın en büyük petrol zenginliğine sahip olup, bu miktar Suudi Arabistan ve Kanada'yı geride bırakmaktadır. Rezervlerin büyük bir kısmı Orinoco Nehri havzasında yer almaktadır.
Venezuela petrolünün zorlu özellikleri
Venezuela petrolü, enerji sektöründe "çok ağır" ve "çok ekşi" olarak tanımlanmaktadır. Oda sıcaklığında pekmezi andıran katı kıvamı nedeniyle borulara aktarılması için seyreltici maddelerle karıştırılması gerekmektedir. Yüksek kükürt ve metal içeriği, rafine edilmesini hem pahalı hem de çevre açısından zararlı hale getirmektedir. Suudi Arabistan petrolü varil başına birkaç dolara çıkarılabilirken, Venezuela'da maliyetler seyreltici ve iyileştirici maddelere olan ihtiyaç nedeniyle önemli ölçüde yüksektir. Bu rezervlerin ekonomik olarak kullanılabilmesi için büyük sermaye yatırımları ve yabancı teknoloji şarttır.
Üretim zorlukları ve ABD'nin ilgisi
Venezuela'da üretim, altyapının çökmesi ve ekipmanların çalındığı iddiaları nedeniyle Başkan Nicolás Maduro döneminde günde bir milyon varilin altına düşmüştür. Bu durum, Suudi Arabistan'ın aynı dönemde günlük 9 ila 11 milyon varil üretiminin oldukça altındadır. Amerika'nın ekonomik olarak verimsiz görünen bu petrole olan ilgisinin temelinde ise Amerikan enerji piyasasındaki "Büyük Uyumsuzluk" yatmaktadır. 1990'larda ve 2000'lerin başında hafif ve tatlı petrol kaynaklarının azalacağı öngörüsüyle ABD, Kanada, Venezuela ve Meksika'daki ağır ve ekşi petrol kaynaklarına yönelmiştir. 2005-2008 yılları arasında Meksika Körfezi'ndeki rafinerilere yapılan yatırımlarla ağır petrolü işleyebilecek kapasite oluşturulmuştur. 2008 yılından itibaren devreye giren hidrolik kırılma (fracking) ve yatay sondaj teknolojileri, ABD'yi hafif ve tatlı petrol açısından zenginleştirmiştir. Bu durum, ağır petrol için optimize edilmiş Amerikan rafinerileri ile ülke içindeki hafif petrol fazlası arasında bir çelişki yaratmıştır. 1970'lerden beri yürürlükte olan ihracat yasağı, ABD'nin kendi hafif petrolünü ihraç ederken, rafinerilerinde daha verimli işleyebildiği Venezuela'nın ağır petrolüne ihtiyaç duymasına neden olmuştur. Venezuela üretimini artırabilirse, ABD hem kendi petrolünü yüksek fiyatlarla satabilecek hem de Venezuela'dan daha uygun lojistikle ağır petrol ithal ederek katma değerli ürünlere dönüştürebilecektir.



