EKONOMİ
Yayınlanma : 17 Haziran 2026 04:34
Düzenleme : 17 Haziran 2026 04:34

Altın göz kamaştırıyor: Merkez bankaları akın akın topluyor, dolar tahtından iniyor!

Altın göz kamaştırıyor: Merkez bankaları akın akın topluyor, dolar tahtından iniyor!
Merkez bankaları, küresel rezervlerde altına olan ilgiyi artırırken, doların hakimiyetinin zayıflayacağını öngörüyor. Altın biriktirme stratejisi hızlanırken, yeni alımlar yerel para birimleriyle finanse ediliyor.

Dünya Altın Konseyi'nin son araştırması, küresel finans dünyasında çarpıcı bir eğilimin altını çiziyor: Merkez bankaları, rezervlerinde altına daha fazla yer açarken, ABD dolarının küresel rezervlerdeki hakimiyetinin önümüzdeki beş yıl içinde zayıflaması bekleniyor. Bu durum, son yıllarda ivme kazanan "dolarsızlaşma" eğiliminin ve merkez bankalarının altın biriktirme stratejisinin ne kadar güçlü bir şekilde devam ettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

ALTINA YATIRIM REKOR SEVİYEDE

Şubat ve mayıs ayları arasında 76 merkez bankasının katılımıyla gerçekleştirilen "2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi"nin sonuçları, özellikle Orta Doğu'daki jeopolitik çatışmaların ardından rezerv yönetiminde yaşanan stratejik değişimi gözler önüne seriyor. Ankete katılan merkez bankalarının tam 10'da 9'u, önümüzdeki 12 ay içinde küresel merkez bankası altın rezervlerinin artmaya devam edeceğini öngörüyor. Altın rezervlerini artırmayı planladığını beyan eden merkez bankalarının oranı ise dikkat çekici bir şekilde yüzde 45'e ulaşmış durumda; bu oran geçen yıl yüzde 43 seviyesindeydi. Bu veriler, altının bir rezerv varlığı olarak ABD tahvillerini geride bırakarak ilk sıraya yerleştiğini ve altına olan ilginin, ABD dolarına olan güvenin keskin bir şekilde düşmesiyle doğru orantılı olarak arttığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 74'ü, önümüzdeki beş yıl içinde doların küresel rezervler içindeki payının azalacağını tahmin ediyor.

YENİ ALIMLAR ULUSAL PARAYLA DESTEKLENİYOR

Merkez bankalarının altına yönelmesindeki temel gerekçeler arasında kriz dönemlerindeki sağlam duruşu, uzun vadeli bir değer saklama aracı olması ve portföy çeşitlendirmesi öne çıkıyor. Yeni altın alımı yapmayı planlayan bankaların yarısı, bu alımları kendi ulusal para birimleriyle ve yerel alım programları aracılığıyla finanse etmeyi planladığını belirtiyor. Yüzde 38'lik bir kesim ise mevcut rezerv varlıklarını satarak altına yöneleceğini ifade ediyor. Jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönemde, merkez bankaları son dört yılda yıllık ortalama 1000 ton altın biriktirdi. Bu rakam, önceki on yılın ortalaması olan 500 tonun iki katı. Ankete katılanların yüzde 83'ü ise, beş yıl sonra altının toplam rezervler içindeki payının çok daha yüksek olacağı yönünde bir beklenti içinde.