Küresel finans dünyasında dengeler yeniden şekilleniyor. Dünya Altın Konseyi'nin son anketi, merkez bankalarının altın rezervlerine olan ilgisinin rekor seviyelere ulaştığını ve ABD dolarına olan güvenin ciddi şekilde azaldığını ortaya koyuyor. Bu durum, küresel "dolarsızlaşma" eğiliminin daha da hızlandığına işaret ediyor.
ALTIN ALIMLARINDA TARİHİ REKOR: DOLAR GERİ PLANA DÜŞTÜ
Şubat ve mayıs ayları arasında 76 merkez bankasıyla yapılan "2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi", her 10 merkez bankasından 9'unun önümüzdeki 12 ayda altın rezervlerinin artacağını öngördüğünü gösteriyor. Altın rezervlerini artırmayı planlayan merkez bankalarının oranı ise yüzde 45'e çıkarak tarihi bir zirveye ulaştı. Ankete katılanların yüzde 74'ü, önümüzdeki 5 yıl içinde doların küresel rezervlerdeki payının azalmasını bekliyor. Bu, altının artık ABD tahvillerini geride bırakarak en güvenli liman haline geldiğinin en net göstergesi.
GÜVENLİ LİMAN ALTIN VE JEOPOLİTİK RİSK KORUMASI
Merkez bankalarının altına yönelmesindeki temel nedenler arasında kriz dönemlerindeki güçlü performansı, uzun vadeli değer saklama potansiyeli ve portföy çeşitlendirmesi yer alıyor. Özellikle gelişmekte olan piyasalar ve ekonomilerdeki merkez bankaları için altının "jeopolitik risklere karşı koruma" rolü yüzde 85 gibi dikkat çekici bir oranla öne çıkıyor. Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler, son 4 yılda merkez bankalarının yıllık ortalama 1000 ton altın biriktirmesine neden oldu; bu rakam önceki 10 yılın iki katı.
ALTIN DEPOLAMA YERLERİNDE YENİ EĞİLİMLER
Anket, merkez bankalarının altınlarını nerede saklayacaklarına dair de yeni eğilimleri ortaya koydu. Yüzde 9'luk bir kesim yurt içi depolama kapasitesini artırırken, yüzde 10'luk bir kesim yurt dışı depolama konumlarını çeşitlendirdi. İngiltere Merkez Bankası yüzde 57'lik tercih oranıyla en popüler kasa yeri olmaya devam ederken, İsviçre Ulusal Bankasına olan yönelimin yüzde 12'den yüzde 6'ya gerilemesi dikkatlerden kaçmadı.



