Suriye ve Ürdün, başkent Şam'da tarihi bir zirvede bir araya gelerek iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirme ve iş birliği alanlarını genişletme kararı aldı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Ürdünlü mevkidaşı Eymen es-Safedi başkanlığındaki heyetler, ekonomik entegrasyon, havacılık, ulaştırma, gümrük ve su kaynaklarının yönetimi gibi kritik konuları masaya yatırdı.
EKONOMİK VE ULAŞIM ALANINDA YENİ ADIMLAR
Şam'daki Tişrin Sarayı'nda gerçekleşen yoğun görüşmelerde, dışişleri bakanlarının yanı sıra her iki ülkeden ekonomi, enerji, ulaştırma, sınır kapıları ve sivil havacılık yetkilileri de hazır bulundu. Toplantıların ardından yayımlanan ortak bildiride, ekonomik entegrasyonun hedeflenen seviyeye ulaşması için bakanlıklar ve kurumlar arasındaki diyaloğun devam etmesinin altı çizildi. Hava, kara, deniz ve demir yolu taşımacılığı alanlarındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve özellikle iki ülkeye giriş-çıkış yapan tırların geçişlerinin kolaylaştırılması yönünde somut adımlar atılması konusunda mutabakat sağlandı.
SU KAYNAKLARI VE HAVA HİZMETLERİNDE İŞ BİRLİĞİ
Bildiride ayrıca, Ürdün'de düzenlenen Ortak Su Komitesi'nin üçüncü toplantısında alınan kararların uygulanmasının ve su kaynaklarının adil paylaşımının önemi vurgulandı. Suriye-Ürdün Ortak Operasyonel Su Platformu'nun faaliyete geçmesinden duyulan memnuniyet dile getirilirken, Yermuk Havzası'nın geliştirilmesine yönelik çalışmalara başlandığı kaydedildi. Ziyaretin en önemli çıktılarından biri ise iki ülke arasında hava hizmetleri anlaşmasının imzalanması oldu. Bu anlaşma, sivil havacılık alanında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
BÖLGESEL İSTİKRAR VE İSRAİL'İN SALDIRILARI KINANDI
Üst Düzey Koordinasyon Konseyi'nin üçüncü oturumunun ekim ayında Şam'da yapılması kararlaştırılırken, Suriye, Ürdün ve ABD tarafından açıklanan Süveyda'daki krizin sona erdirilmesi ve Suriye'nin güneyinde istikrarın sağlanmasına yönelik yol haritasının tam olarak uygulanmasının önemi de ele alındı. Toplantıda, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan saldırıları şiddetle kınandı. Bu saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiği ve bölgesel istikrarı tehdit ettiği belirtilerek, İsrail'e derhal ayrılık hatlarına çekilme çağrısı yapıldı.



