Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, Türkiye ekonomisinde son 2,5 yıldır uygulanan yüksek faiz politikasının reel sektör üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belirtti.
YÜKSEK FAİZİN REEL SEKTÖRE ETKİLERİ
Galatasaray Spor ve Eğitim Merkezi açılış töreninin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Polat, artan finansman maliyetlerinin üretimi yavaşlattığını ve ihracatçıların uluslararası pazarlarda rekabet gücünü kaybetmeye başladığını ifade etti. Polat, "Yüksek faiz ve enflasyon sarmalı, sanayiden yatırımlara kadar tüm üretim zincirini baskılıyor. Üretim maliyetleri kontrol altına alınmazsa sürdürülebilir büyüme zorlaşır" dedi.
SERAMİK SEKTÖRÜNDE REKABET GÜCÜ KAYBI
Özellikle sanayi üretiminde maliyet artışlarının belirginleştiğini vurgulayan Polat, seramik sektörünün bu durumdan en fazla etkilenen alanlardan biri olduğuna dikkat çekti. Polat, "Ege Seramik olarak 30 yıldır üretimimizin yüzde 25’ini ABD’ye satıyoruz. Ancak son dönemdeki maliyet artışları ve finansman yükleri nedeniyle rekabet gücümüz zayıfladı. Küresel pazarda fiyat tutturmakta zorlanıyoruz. Üretim maliyetlerindeki artış yalnız firmaları değil, tüm değer zincirini etkiledi. Faiz oranlarının bu kadar yüksek seyretmesi, reel sektörün büyüme potansiyelini sınırlıyor. Uzun vadede üretim kapasitemizin daralması riskiyle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.
GELİR DAĞILIMI VE SOSYAL ETKİLER
Yüksek enflasyonun hane halkı üzerindeki etkisine de değinen Polat, "Artık orta ve üst gelir grupları bile alım gücü açısından zorlanıyor. Bu tablo, gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştiriyor, iç talebi baskılıyor. Ekonomide dengelenme süreci, üretim ve istihdam tarafında yavaşlamaya neden oluyor" diye konuştu. Enerji ve su alanındaki yatırımların Türkiye'nin geleceği için öncelikli olduğunu belirten Polat, Birleşmiş Milletler'in 2040'a kadar Türkiye'nin su fakiri olabileceği uyarılarını dikkate aldıklarını ve bu kapsamda denizden ve havadan su elde etme teknolojileri üzerine çalıştıklarını söyledi. Ayrıca, düşük gelirli vatandaşların uygun konutlara erişimini kolaylaştırmanın ve kadın ile gençlere yönelik istihdam ve eğitim projelerini güçlendirmenin sosyal dayanışmayı artıracağını ve Türkiye'nin ekonomik direncini güçlendireceğini ekledi.



