Haziran 2023'te uygulamaya konulan yüksek faiz politikası, 28 aydır Türkiye ekonomisini baskı altında tutuyor. Ülke ekonomisi, yaklaşık 2,5 yıldır süren yüksek faiz sarmalında ilerlerken, sanayicinin emeği, halkın alın teri ve devletin kaynakları faiz lobilerine aktarılıyor. Devlet, her ay yüz milyarlarca liralık faiz borcu ödemek durumunda kalıyor.
KONKORDATO BAŞVURULARI ARTIYOR
Bu durum, sanayicinin finansman yükü nedeniyle zarar etmesine ve vatandaşın ev gibi zaruri ihtiyaçlarını ertelemesine neden oluyor. Paradan para kazanan lobilerin rant çarkının dişlileri arasında üreten ve çalışan milyonlar eziliyor. 2025 yılının ilk 8 ayında yapılan konkordato başvuruları 3 bin 834'e ulaştı. Bu başvurulardan 1.833 şirket için geçici mühlet kararı verilirken, 141 şirketin iflas başvurusu kabul edildi. Bu rakamlar, iş dünyasındaki finansal sıkıntıların devam ettiğini ve büyük grupların dahi fabrika kapatmaya başladığını gösteriyor.
YÜKSEK FAİZ KOŞULLARI DEVAM EDİYOR
Merkez Bankası'nın temmuz ve eylül aylarında gerçekleştirdiği sembolik faiz indirimleri piyasaya yeterince yansımadığı için yüksek faiz koşulları devam ediyor. Bankaların kredi faiz oranlarını düşürmemesi, üreticinin finansman maliyetini yüksek tutuyor. Vatandaşlar, ev, araba, mobilya ve beyaz eşya gibi ihtiyaçlarını karşılamak için yüksek faiz maliyeti ve Merkez Bankası'nın getirdiği kısıtlamalar nedeniyle tüketici kredisi çekmekte zorlanıyor. Mecbur kalanlar ise yıllık maliyeti yüzde 65-70'i bulan faizlere katlanmak zorunda kalıyor. Merkez Bankası verilerine göre, bankacılık sektörünün kullandığı kredilerin faiz maliyeti ortalaması yüzde 65-70 civarında seyrediyor. 3 Ocak 2025 ile biten haftada ortalama tüketici kredi faizi yüzde 73 iken, 5 Eylül ile biten haftada bu ortalama maliyet yüzde 68,56'ya geriledi. Bu, ortalama maliyette yüzde 6,9'luk bir düşüş anlamına geliyor. Merkez Bankası'nın bu yıl yaptığı 7 puanlık indirimin oransal olarak yüzde 14'ü bulmasına rağmen, tüketici kredisi ortalama maliyetindeki düşüşün sadece yüzde 6,9'da kalması dikkat çekiyor. Merkez Bankası'nın enflasyonu düşürmek amacıyla uyguladığı sıkılaştırmalar ve kredi büyüme sınırlamaları, iş dünyasının en çok üzerinde durduğu konuların başında geliyor. 4 Ocak 2025'te ticari kredi büyüme sınırını KOBİ'ler hariç yüzde 1,5'e düşüren Merkez Bankası, daha sonra bu duruşunu bir miktar yumuşatsa da, kredi büyüme sınırlaması şu anda Türkiye ekonomisinin önündeki en büyük engel olarak görülüyor. İş dünyası, bu sınırlandırmaların ne zaman kaldırılacağını merak ediyor. Merkez Bankası, Haziran 2023'te yüzde 8,5 olan politika faizini, 23 Haziran 2023'te başlayan faiz yükseltme adımlarıyla Mart 2024'e kadar kademeli olarak yüzde 50'ye çıkardı. Bu seviyede 9 ay tutulan faiz, Aralık 2024'te yüzde 47,5'e, Ocak 2025'te ise yüzde 45'e düşürüldü. Mart ayında da indirime devam eden Merkez Bankası, nisan ayında faizi yüzde 46'ya yükseltti. Üç aylık aranın ardından temmuzda 3 puan, eylülde ise 2,5 puanlık indirimle faiz yüzde 40,5'e çekildi. Merkez Bankası, son 22 aydır politika faizini yüzde 40-50 bandında tutuyor.



