YAŞAM
Yayınlanma : 01 Mart 2026 18:07
Düzenleme : 01 Mart 2026 18:07

Cumhurbaşkanlığı'ndan KTO'ya ekonomi ziyareti: Sektör nabzı tutuldu

Cumhurbaşkanlığı'ndan KTO'ya ekonomi ziyareti: Sektör nabzı tutuldu
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, Konya Ticaret Odası'nda sektör temsilcileriyle buluşarak ekonomi politikalarını ve beklentileri değerlendirdi. Reel sektörün geri bildirimlerinin önemine dikkat çekildi.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, Konya Ticaret Odası (KTO) üyeleriyle bir araya gelerek Türkiye'nin ekonomi politikalarını ve reel sektörün beklentilerini ele aldı.

EKONOMİ POLİTİKALARI VE SEKTÖR BEKLENTİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ

Taşkın, KTO Meclis Üyeleri ile gerçekleştirdiği buluşmada, Türkiye'nin mevcut ekonomi politikalarının gidişatı ve bu politikaların reel sektör üzerindeki etkileri hakkında detaylı bir sunum yaptı. Toplantı sırasında Meclis Üyeleri, sahadan gelen güncel talep ve beklentilerini dile getirerek sorular yöneltti. Taşkın da bu sorulara yanıt vererek bir köprü vazifesi gördü.

REEL SEKTÖRÜN GERİ BİLDİRİMLERİ ÖNEM KAZANDI

KTO Başkanı Selçuk Öztürk, Başkan Yardımcısı Taşkın'ı Oda Meclisi'nde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ekonomik gelişmeler ve reel sektör beklentilerinin doğrudan paylaşılmasının altını çizdi. Öztürk, ekonomi politikalarının oluşturulmasında sahadan gelen geri bildirimlerin dikkate alınmasının büyük değer taşıdığını vurgulayarak, kamu ve özel sektör arasındaki istişare kültürünün güçlenmesinin önemine değindi. Küresel ekonomik dengelerdeki kırılganlıklar, jeopolitik riskler ve küresel finansal sıkılaşmanın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine de değinen Öztürk, 2023 sonrası uygulanan ekonomi politikalarının öngörülebilir, kural temelli ve dezenflasyonu hedefleyen bir çerçeveye oturmasını önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Enflasyonla mücadele, mali disiplin ve para politikasındaki sadeleşme adımlarının orta vadeli makroekonomik istikrar için kritik olduğunu belirten Öztürk, finansal göstergelerde kademeli bir dengelenme sürecinin başladığını ve ekonomi yönetiminin piyasa mekanizmasını önceliklendiren yaklaşımının reel sektörün geleceğe olan güvenini artırdığını ifade etti. Reel sektörün temel beklentisinin, enflasyonla mücadeleden taviz verilmeden üretim kapasitesi, istihdam ve ihracat potansiyelini koruyacak seçici ve hedefli desteklerin sürdürülmesi olduğunu kaydeden Öztürk, güçlü makroekonomik dengenin ancak sürdürülebilir bir reel sektör yapısıyla mümkün olacağını sözlerine ekledi.