ABD ile Çin görüşmeleri sona erdi

ABD ile Çin görüşmeleri sona erdi

ABD Başkanı Joe Biden döneminde Çinli ve ABD’li üst düzey yetkililer arasındaki ilk yüz yüze görüşmeler tamamlandı. Çinli yetkililer görüşmeleri "yapıcı ve faydalı, ancak farklılıkların da olduğu görüşmeler" olarak nitelendirdi.
ABD'de Joe Biden’in başkanlık koltuğuna oturmasının ardından ABD’li ve Çinli temsilciler arasındaki ilk üst düzey görüşmeler sona erdi. Çin dış politikasında önemli iki isim olan Çin Merkezi Dışişleri Komisyonu Ofisi Direktörü Yang Jiechi ile Dışişleri Bakanı Wang Yi ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan arasında Alaska’nın Anchorage kentinde iki gün süren görüşmelerde soğuk rüzgarlar esti.
İki ülke temsilcileri arasında gergin başlayan görüşmelerde çok geniş bir gündem kapsamında farklı konuların ele alındığı aktarıldı. Yang ile Wang, görüşmelerin tamamlanmasının ardından kameraların karşısına geçti. Görüşmeleri samimi, yapıcı ve faydalı olarak nitelendiren Direktör Yang, "Ancak tabi ki iki taraf arasında halen farklılıklar bulunuyor" diyerek toplantıya farklı sahalarda iletişimi ve diyaloğu ilerletebilme umuduyla geldiklerini ifade etti.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de Pekin’in ulusal egemenliklerini ilgilendiren konulardaki kararlılığını gösterdiklerini, ancak başka alanlardaki iş birliği olanaklarını da masaya yatırdıklarını dile getirdi. Wang, "Çin ile ABD, birbirinin temel çıkarlarına saygı göstererek ortak bir noktada buluşmalı. Çin, bu müşterek zeminde ABD’ye karşı açık bir tavır benimsemeyi arzuluyor" ifadelerini kullandı.

"Savunmacı yanıtlar aldık"
Geniş bir gündem kapsamında çok samimi görüşmeler gerçekleştiğine işaret eden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise tarafların Sincan, Tayvan, Tibet ve Hong Kong gibi konulara bakışlarında temel farklılıklara sahip olduklarını bildiklerini, bu nedenle bu konular gündeme geldiğinde savunma niteliğinde yanıtlar almalarının şaşırtıcı olmadığını dile getirdi. Blinken, tarafların hem iklim değişikliği, İran, Kuzey Kore ve Afganistan gibi menfaatlerinin kesiştiği hem de ticaret ve ekonomi gibi farklı fikirlere sahip oldukları alanları görüştüklerini belirtti.

İklim değişikliğiyle mücadele ortak çalışma grubu kurulacak
Çin heyeti tarafından görüşmenin ardından yapılan yazılı açıklamada da iki ülkenin diplomatlar ve konsolosluk personeline Covid-19 aşısı yapılmasının yanı sıra diplomatik misyonlar ve medya dahil olmak üzere farklı çevrelerin temaslarının arttırılması ve vize politikaları gibi konuların ele alındığı aktarıldı. Açıklamada, iki gün süren görüşmelerde, Çin ile ABD’nin iklim değişikliyle mücadele konusunda bir ortak çalışma grubu oluşturulması konusunda anlaşmaya vardığı bilgisi de paylaşıldı.

Görüşmeler karşılıklı ithamlarla başlamıştı
Dünyanın iki büyük ekonomisine sahip ülkelerin üst düzey temsilcileri arasındaki ilk yüz yüze temas, dün tarafların karşılıklı suçlamalarıyla başlamıştı. Basına açık 4 dakika civarında sürmesi beklenen açılış konuşmaları iki ülke temsilcilerinin karşılıklı ithamları üzerine 1 saatin üzerine çıkmıştı. Her iki taraf da basın mensuplarının toplantı odasında kalarak verecekleri yanıtları dinlemelerini istemişti. Konuşmasında Çin’in Sincan, Hong Kong ve Tayvan’daki girişimleri, ABD’nin müttefiklerine yaptığı ekonomik baskılar ve ABD’ye yönelik siber saldırıları nedeniyle derin endişe duyduklarını kaydeden Antony Blinken, "Bunların her biri, küresel istikrarı koruyan kurallara dayalı düzeni tehdit ediyor" ifadelerini kullandı. Çin Merkezi Dışişleri Ofisi Komisyon Direktörü Yang Jiechi ise Blinken’e verdiği yanıtta, "ABD’nin Çin’e karşı güçlü bir konumda seslenecek bir vasfı yok. ABD, bundan 20-30 yıl önce bile böyle konuşamazdı, çünkü Çin halkı bunu kabul etmez. ABD, Çin tarafıyla uygun şekilde ilişki kurmak istiyorsa gerekli protokolleri izlemeli" demişti.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in önümüzdeki hafta NATO Dışişleri Bakanlarıyla bir araya geleceği, görüşmenin gündemindeki başlıca konulardan birinin Çin ile Rusya’nın faaliyetlerine dair endişeler olacağı bildirildi.
Blinken, Alaska’ya gelmeden önce Güney Kore ve Japonya’yı ziyaret etmişti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER