Yunanistan'ın Hellas Journal gazetesi, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik durumu mercek altına alarak bölgenin 'barut fıçısına' dönüştüğünü ve bu durumun merkezinde Türkiye'nin bulunduğunu ileri sürdü. Gazete, Türkiye'nin 'Mavi Vatan' doktrini ve uluslararası hukuka aykırı olduğu iddia edilen stratejilerle deniz yetki alanlarındaki etkisini artırdığını belirtti.

BÖLGESEL DENGEYİ DEĞİŞTİREN HAMLELER
Hellas Journal'a göre, Türkiye'nin diplomatik ve askeri adımları, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Türkiye'nin, hem söylem üreterek hem de sahada, masada ve enerji diplomasisinde ilerleyerek bölgedeki denklemi tek başına değiştirdiği savunuluyor.
LİBYA MUTABAKATININ ETKİLERİ
Analizde, Türkiye'nin 2019'da Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatının bölgedeki tüm hesapların merkezine yerleştiği vurgulanıyor. Özellikle 2025 başında Bingazi'de Türk Konsolosluğu'nun açılması ve enerji, altyapı ile hidrokarbon alanlarını kapsayan mutabakat zaptı beklentisi, Yunanistan ve Mısır'ın deniz yetki alanı belirleme girişimlerine karşı doğrudan bir hamle olarak yorumlanıyor. 8 Aralık'ta Libya Ulusal Petrol Şirketi NOC'un Türk şirketleriyle birlikte Sirte Havzası'nda ilk keşif sondajını başlatması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika hattında kalıcı olma niyetinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
SURİYE'DEKİ VARLIK VE BÖLGESEL ROL
Hellas Journal, Türkiye'nin bölgesel etkisinin sadece Doğu Akdeniz ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda Suriye'nin kuzeyindeki askeri ve siyasi varlığıyla da siyasi mimarinin en etkili şekillendiricilerinden biri haline geldiğini ifade ediyor. Bu durumun Türkiye'yi hem Doğu Akdeniz hem de Orta Doğu denkleminde vazgeçilmez bir aktör yaptığı belirtiliyor. Analiz, Doğu Akdeniz'deki gerilimin asıl tetikleyicisinin büyük doğal gaz keşifleri olduğunu ve Türkiye'nin bu sürecin merkezinde yer aldığını belirterek, Atina'yı dikkatli olmaya çağırıyor.


