Türkiye, Doğu Akdeniz’de kendi kıta sahanlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) hakları göz önünde bulundurulmadan yürütülen enerji çalışmalarına karşı mesafeli duruşunu sürdürüyor.
YENİ ARAMA PLANI HAZIRLANIYOR
Ankara, deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde belirlenmesi gerektiği görüşünde. Türkiye, KKTC tarafından verilen ruhsat sahalarında yürütülen hidrokarbon arama faaliyetlerini “egemenlik haklarının bir parçası” olarak kabul ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kaynaklarına göre, Türkiye hem kendi kıta sahanlığında hem de KKTC ruhsat alanlarında sismik araştırma ve sondaj çalışmalarını sürdürme kararlılığını koruyor. Bu kapsamda, enerji filosunun farklı bölgelerde aktif görev yaptığı belirtiliyor.
DERİN DENİZ FİLOSU HAZIRLIKLARDA
Türkiye’nin derin deniz enerji filosu, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de çok yönlü operasyon kapasitesine sahip. Sondaj gemileri, özellikle “Abdülhamid Han” gibi gemilerin farklı lokasyonlarda faaliyet gösterdiği, yeni dönem planlamalarında ise daha önce sondaj yapılmamış alanlara ağırlık verileceği ifade ediliyor. Bakanlık kaynakları, 2026-2027 yılları için Akdeniz’de yeni sismik araştırma ve sondaj programlarının üzerinde çalışıldığını vurguluyor. Türkiye, Doğu Akdeniz’de oluşturulmaya çalışılan çok taraflı enerji yapıların, Türkiye ve KKTC’nin dahil edilmediği sürece bölgesel istikrar sağlamasının mümkün olmadığını savunuyor. Ankara, emrivaki girişimlere karşı diplomatik, hukuki ve sahadaki araçlarını birlikte kullanma politikasını sürdürdüğünü belirtiyor.



