Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) 2026 yılını 'Dünyanın Baklagilleri: Mütevazılıktan Mükemmelliğe' temasıyla belirlemesi, sofralarımızın vazgeçilmezi bakliyatların önemini yeniden gözler önüne serdi. Ancak Türkiye'de bu kritik besin kaynağının üretimi endişe verici boyutlarda düşüş gösteriyor.
ÜRETİM YILLAR İÇİNDE YARI YARIYA AZALDI
Türkiye, bakliyat üretiminde 90'lı yıllardan bu yana ciddi bir gerileme yaşasa da, coğrafi avantajlarıyla dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olma potansiyeline sahip. Yine de son yıllardaki toplam kuru bakliyat üretimindeki azalma, acil politika geliştirmeyi zorunlu kılıyor. 2025 verilerine göre nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretimleri sırasıyla yaklaşık 413 bin, 247 bin ve 250 bin ton olarak kaydedildi. Bu rakamlarla toplam üretim 953 bin tona ulaşırken, 90'lı yıllarda bu miktar 2 milyon tonun üzerindeydi. Artan nüfus düşünüldüğünde, iç piyasa talebini karşılamak ve artan ihracat potansiyelini değerlendirmek için bakliyat üretimine daha fazla destek verilmesi gerektiği vurgulanıyor.
ATIL ARAZİLER BÜYÜK FIRSAT SUNUYOR
Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, bakliyatların küresel açlıkla mücadele, iklim krizi, su kıtlığı ve toprak sağlığı gibi birçok soruna çözüm sunduğunu belirtti. Türkiye'nin bu alandaki potansiyeline dikkat çekerek, mevcut nadas ve atıl tarım arazilerinin sadece küçük bir kısmının bakliyat üretimine kazandırılmasıyla üretimin iki katına çıkabileceğini ifade etti. Reis, 2.5–3 milyon tonluk bir üretim seviyesinin hem iç talebi karşılayıp hem de Türkiye'yi net ihracatçı konumuna getireceğini söyledi. 2022'de Cumhurbaşkanlığı tarafından bakliyat ürünlerinin stratejik ve kritik ürün olarak belirlenerek kendi kendine yeterlilik oranının artırılmasının hedeflenmesi de umut verici adımlar olarak değerlendirildi.
KÜRESEL TALEP ARTIYOR, TÜRKİYE GERİDE KALIYOR MU?
Sağlıklı ve bitki bazlı beslenmeye artan küresel ilgiyle birlikte bakliyat üretimi yıllık yaklaşık 100 milyon tona ulaştı ve pazarın 2025'te 82.4 milyar dolara ulaşması bekleniyor. FAO verilerine göre son 30 yılda dünya genelinde bezelye, nohut ve mercimek gibi ürünlerde ekili alanlar %35, üretim ise %59 artış gösterdi. Türkiye'nin de bu küresel trendden pay alması ve potansiyelini tam olarak kullanabilmesi için üretimini artırması büyük önem taşıyor.



