EKONOMİ
Yayınlanma : 21 Ocak 2026 22:00
Düzenleme : 21 Ocak 2026 22:00

Türkiye'nin kritik minerallerle devrimi: Katma değerli üretimle küresel oyuncu olma şansı

Türkiye'nin kritik minerallerle devrimi: Katma değerli üretimle küresel oyuncu olma şansı
IICEC Direktörü Bora Şekip Güray, Türkiye'nin kritik minerallerde katma değerli üretimle küresel bir oyuncu olma potansiyeli olduğunu belirterek, ulusal strateji ve coğrafi avantajın bu fırsatı değerlendirmede kilit rol oynayacağını vurgula

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, Türkiye'nin kritik minerallerde katma değerli üretimle küresel bir aktör olma potansiyeline dikkat çekti. IICEC'in bu alanda yayımladığı ilk raporun değerlendirmelerini paylaşan Güray, kritik minerallerin sadece enerji sektörüyle sınırlı kalmadığını, temiz enerji teknolojileri, yapay zeka, çip teknolojileri, savunma sanayisi ve ileri malzeme teknolojileri gibi pek çok alanda yaygın kullanıma sahip olduğunu vurguladı.

ARZDAKİ TEKEL RİSKİ VE FIRSAT

Güray, kritik minerallere olan talebin hızla artarken, arz tarafında ciddi bir yoğunlaşma yaşandığını belirtti. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, stratejik öneme sahip 20 mineralin 19'unda Çin'in yaklaşık %70'lik pazar payına sahip olması, tedarik güvenliği açısından önemli riskler taşıdığının altını çizdi. Bu nedenle, tedarikin çeşitlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

KATMA DEĞERLİ ÜRETİMLE EKONOMİK DEVRİM

Raporda Türkiye için önemli bulgulara ulaşıldığını belirten Güray, "Katma değerli madencilikte önemli potansiyele sahip bir ülkeyiz. Madenlerimizi sadece ihraç etmek yerine, ülkemiz içerisinde rafinaj ve işleme teknolojileriyle daha katma değerli ara ve uç ürünlere dönüştürürsek, ekonomiye nasıl bir fayda sağlayabiliriz diye baktık. Bu, Türkiye için önemli bir fırsat. Bu, tedarik güvenliği, enerji güvenliği ve dış ticaret dengemizi iyileştirmek açısından da bir fırsat olarak görünüyor," diye konuştu. Türkiye'nin doğru adımlar atması halinde, zaman içinde küresel ve bölgesel anlamda önemli bir aktör olabileceğini değerlendirdiklerini söyledi. Güray, bu süreçlerin uzun soluklu ve stratejik planlama gerektirdiğini, bu nedenle ulusal strateji ve yol haritasının şart olduğunu vurguladı.

COĞRAFİ AVANTAJ VE NADİR TOPRAK POTANSİYELİ

Afrika'nın bakır, kobalt ve krom gibi kritik mineraller açısından zengin rezervlere sahip olmasına rağmen üretim ve rafinaj aşamasında potansiyelini yeterince kullanamadığını belirten Güray, bu bölgenin katma değerli madencilik açısından önemli fırsatlar sunduğunu aktardı. Avrupa Birliği'nin de tedarik kaynaklarını çeşitlendirme arayışında olduğunu hatırlatan Güray, Türkiye'nin coğrafi konumunun büyük talep piyasalarına komşu olması nedeniyle önemli bir avantaj sağladığını dile getirdi. Son dönemde stratejik öneme sahip olan nadir toprak elementleri konusunda ise Türkiye'nin Eskişehir'in Beylikova ilçesinde keşfedilen 694 milyon tonluk kaynağıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Güray, "Buradaki önerimiz nedir, katma değer. Madencilikten başlamak kaydıyla, doğru proses ve teknolojilerle rafinaja, nihayetinde kalıcı mıknatısa kadar uzanan değer zincirini ülkemiz içinde kurabilmek. Bu zincirin her adımında katma değeri defalarca kat çarpabilmek ve değer yaratabilmek mümkün," ifadelerini kullandı. Enerji dönüşümünün etkisiyle bakırda 2053'e kadar 3-4 kat, nadir toprak elementlerinde ise 5-10 kat artış beklendiğini belirten Güray, katma değerli üretimi artıramazsak dışa bağımlılığın artacağı riskine dikkat çekti.