EKONOMİ
Yayınlanma : 14 Aralık 2025 08:05
Düzenleme : 14 Aralık 2025 08:05

Türkiye kuraklıkla boğuşuyor: Yağışlar yarı yarıya azaldı, tarım ve hayvancılık tehlikede!

Türkiye kuraklıkla boğuşuyor: Yağışlar yarı yarıya azaldı, tarım ve hayvancılık tehlikede!
Türkiye'de kasım ayı yağışları rekor seviyede düştü, kuraklık tarım ve hayvancılığı tehdit ediyor. Kuraklığa dirençli çeşitler geliştirilirken, sektörler risk altında.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son raporları, Türkiye'nin kasım ayı yağışlarında endişe verici bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Bu yıl kasım ayında alınan yağışlar, normal seviyenin yüzde 43, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 39 altında kaldı. Ülkenin her köşesi normalin altında yağış alırken, Karadeniz Bölgesi yüzde 59'luk azalışla en büyük darbeyi gördü. Bu durum, Karadeniz'de son 15, Akdeniz'de ise son 10 yılın en düşük kasım ayı yağış rekorunu kırdı. Düzensiz yağış rejimi ve artan kuraklık, tarımsal üretimi tehdit eden ciddi bir krize dönüşüyor.

TARIMDA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI YENİ ÇÖZÜMLER

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), yenilikçi üretim sistemleri ve gelişmiş çeşitler üzerinde çalışmalarını hızlandırdı. Özellikle kurak bölgelerde, mevcut çeşitlere kıyasla yüzde 15 daha fazla verim sağlayan buğday çeşitleri geliştirildi. Bununla birlikte, arpa, çeltik, mısır, patates, üzüm, pamuk, zeytin ve fındık gibi temel ürünler için iklim değişikliğinin yetiştirme alanlarını nasıl etkileyeceği ve uygunluk alanlarının gelecekte nereye kayabileceğini belirten detaylı haritalar hazırlanıyor.

KURAKLIĞA DİRENÇLİ ZEYTİN ÇEŞİTLERİ UMUT VERİYOR

Zeytin üretimini güvence altına almak ve kuraklığa karşı daha dayanıklı çeşitler geliştirmek için yürütülen araştırmalarda umut verici sonuçlar elde edildi. Bir proje kapsamında, Butko, Sarı Yaprak ve Kara Yaprak zeytin çeşitlerinin, kuraklık stresi altında diğer çeşitlere göre daha toleranslı olduğu tespit edildi. Ayrıca, Tekirdağ Çizmelik, Sarı Ulak ve Erdek Yağlık çeşitleri de orta düzeyde direnç göstererek, yağışın yetersiz olduğu bölgeler için potansiyel çözümler sunuyor. Islah çalışmalarıyla kuraklığa daha dayanıklı yeni zeytin çeşitlerinin geliştirilmesine devam edilirken, 2027'de tamamlanması hedeflenen bir proje ile kuraklık risklerini minimize etmek ve çiftçilere erken uyarı sistemleri sunmak amaçlanıyor.

HAYVANCILIK SEKTÖRÜ DE RİSK ALTINDA

Kuraklığın etkileri hayvancılık sektörünü de yakından ilgilendiriyor. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde mera alanlarının daralması ve yem bitkisi üretiminin azalması bekleniyor. Bu durum, özellikle meraya dayalı küçükbaş hayvancılık için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ise süt ineklerinden elde edilen verimin düşebileceği tahmin ediliyor. Isı stresi, süt verimini yüzde 10 ila 25 oranında azaltabiliyor. Et üretim sürelerinin uzaması ve üreme dönemlerinde değişimler öngörülüyor. Kanatlı sektörü de ısı stresi, artan yem ve su maliyetleri ile hastalık riskleri karşısında zor durumda kalabilir. Bitkilerin çiçeklenme zamanlarındaki değişimler ise arıların yaşam döngüsünü olumsuz etkilemeye başlıyor.