Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı satın alma gücü paritesi (SGP) istatistikleri, ülkemizin tüketim mal ve hizmetleri fiyat düzeyi konusunda dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Fiyat düzeyi endeksi, ulusal para birimlerinin döviz kuruna göre alım gücünü karşılaştıran bir ölçüt olarak öne çıkıyor. Bu endeksin 100'ün üzerinde olması, bir ülkenin karşılaştırıldığı ortalamaya göre 'pahalı' olduğunu, 100'ün altında olması ise 'ucuz' olduğunu gösteriyor. Raporlara göre, Türkiye'nin 2025 yılı tüketim mal ve hizmetleri fiyat düzeyi endeksi 60 olarak belirlendi. Bu rakam, 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi ortalamasında 100 avroya denk gelen bir mal ve hizmet sepetinin, Türkiye'de yalnızca 60 avro karşılığı Türk lirası ile satın alınabildiğini teyit ediyor.
ALIM GÜCÜ KARŞILAŞTIRMALARI VE EN PAHALI ÜLKE
Yapılan kapsamlı karşılaştırmalar, 27 AB üyesi ülkenin yanı sıra 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda, Norveç) ve 6 aday ülkeyi (Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk ve Bosna-Hersek) kapsadı. Bu 36 ülke arasında tüketim mal ve hizmetleri fiyat düzeyi endeksi en yüksek ülke, yüzde 174 ile İzlanda olarak kayıtlara geçti. Listenin en ucuz ülkesi ise yüzde 55 ile Kuzey Makedonya oldu. Türkiye, bu sıralamada ortalamanın altında kalarak görece daha uygun fiyatlı bir konumda yer aldı.
TÜRKİYE'NİN FİYAT DÜZEYİ ALT GRUPLARDA NASIL DAĞILDI?
Türkiye'nin fiyat düzeyi endeksi, alt gruplar bazında incelendiğinde ilginç detaylar gün yüzüne çıktı. Kişisel ulaşım araçları endeksi 156 ile AB ortalamasının belirgin şekilde üzerinde yer alırken, bilgi ve iletişim ekipmanları endeksi de 118 ile diğer alt gruplara kıyasla yüksek bir fiyat düzeyini işaret etti. Buna karşılık, alkollü içecekler ve tütün grubunda endeks 59 olarak kaydedildi ve bu kategoride Türkiye'nin fiyatlarının ortalamanın altında kaldığı görüldü. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda endeks 77, giyim grubunda 62 ve lokanta ile oteller grubunda ise 78 olarak gerçekleşti. Bu veriler, Türkiye'deki fiyatların genel olarak AB ortalamasının altında seyrettiğini, ancak belirli kategorilerde farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor.


