DÜNYA
Yayınlanma : 13 Haziran 2026 12:49
Düzenleme : 13 Haziran 2026 12:49

Trump'tan Netanyahu'ya şok eden anlaşma: İsrail'i zorlu bir süreç bekliyor

Trump'tan Netanyahu'ya şok eden anlaşma: İsrail'i zorlu bir süreç bekliyor
Trump'ın İran ile anlaşma sinyali, Netanyahu'yu zor durumda bırakırken, İsrail'in stratejik çıkarları risk altında. Anlaşma taslağı, İsrail'in endişelerini tam olarak gidermiyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesi, bölgede dengeleri altüst edebilecek bir gelişmeyi ortaya koydu. Trump, perşembe akşamı gerçekleşen görüşmede, İran ile birkaç gün içinde büyük bir anlaşma imzalamayı öngördüğünü Netanyahu'ya iletti. Kıdemli bir ABD'li yetkilinin aktardığına göre Trump, bu anlaşmanın savaşı sonlandırmak için bir fırsat olduğunu vurguladı.

Netanyahu'nun Kabusu Gerçekleşiyor Mu?

Bu olası ateşkes, İsrail Başbakanı Netanyahu için en büyük korkularının gerçeğe dönüşmesi anlamına geliyor. Savaş zamanı lideri imajıyla öne çıkan Netanyahu, savaş sonrası dönemde hem yolsuzluk soruşturmalarıyla hem de halkın beklentileriyle yüzleşmek zorunda kalabilir. İsrail halkına 'tüm düşmanlarını yok etme' sözü veren Netanyahu'nun, Hizbullah'a karşı tam bir başarı elde edememesi ve ordudaki artan intihar vakaları, mevcut durumunu daha da karmaşık hale getiriyor. Netanyahu'nun, Trump ile yaptığı görüşmede anlaşmayı engelleyemeyeceğini kabullenir bir tavır sergilediği ve nihai metnin İran'ın nükleer programına yönelik ortak endişeleri gidereceğine güvendiğini belirttiği ifade ediliyor.

İran'ın Avantajlı Çıkışı ve İsrail'in Endişeleri

İsrail seçimlerine dört ay kala yaşanan bu gelişmeler, Netanyahu'nun muhalifleri tarafından ülkeyi ABD'nin barış şartlarını doğrudan kabul eden bir konuma sürüklemekle suçlanmasına yol açıyor. İsrailli yetkililer kamuoyu önünde Trump'ı eleştirmekten kaçınsa da, kapalı kapılar ardında duyulan sitemlerin medyaya yansıdığı görülüyor. İran, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması gibi taahhütlerle savaştan net bir kazançla ayrılma yolunda ilerliyor. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, anlaşmanın Amerikan çıkarları doğrultusunda ilerlediğini belirtse de, İsrail'in İran'ın nükleer programı, füzeleri ve vekil güçleri konusundaki ortak ilkelere sadık kalınmasını beklediğini vurguladı. Ancak mevcut anlaşma taslağında sadece nükleer silah elde edilmemesi yönünde taahhütler bulunurken, vekil güçler ve füzelerle ilgili maddelerin yer almadığı belirtiliyor. Bu durum, İsrail'i hem dünya kamuoyu hem de mühimmat depoları açısından dezavantajlı bir konuma sokuyor. Ayrıca, anlaşmanın Lübnan'ı da kapsayan bir ateşkes içermesi, İsrail yönetiminde Hizbullah'a karşı operasyon özgürlüğünün kısıtlanacağı endişesini doğuruyor. İsrail Savunma Bakanı Katz, İsrail'in İran'ın nükleer silah edinmesini önlemek için bağımsız hareket etme yeteneğini koruduğunu ve buna göre hazırlık yapacağını ifade etti. Kıdemli bir ABD'li yetkili ise barış sürecine herkesin katılması durumunda İsrail'in de buna dahil olacağına inandıklarını kaydetti. İran medyasındaki milyarlarca dolarlık kazanım iddiaları üzerine Beyaz Saray, İsrail'e güvence vererek İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmeden kazanım elde edemeyeceğini iletti. Savaşın ilan edilen hedeflere ulaşılmadan sonlandırılması, Netanyahu için stratejik bir darbe olarak değerlendiriliyor.