Buse Yıldırım, ntv.com.tr okurları için özel olarak bu yazıyı kaleme aldı. Karaköy'deki tarihi bir lokantaya girmeden önce, semtin zengin geçmişine bir göz atmakta fayda var.
Karaköy'ün kültürel zenginliği
Bizans döneminden bu yana pek çok kültürün izlerini taşıyan Karaköy, Cenevizli, İtalyan, Katalan tüccarları ile Yahudi, Ermeni ve Gürcü gibi farklı etnik gruplara ev sahipliği yapmıştır. Bugün hala bu çeşitlilik, semtin siluetinde görülmektedir. İskelede oltasıyla balık avlayanlar, vapur seferleri ve martı sesleri, Karaköy'ün otantik ruhunu korumasına katkıda bulunuyor. Son yıllarda Galataport ile modern bir yüz kazanan Karaköy, geçmişin izlerini de barındırmaya devam ediyor. İşte bu tarihi sokaklardan birinde, öğle vaktinde tek bir boş sandalyenin kalmadığı bir lokanta, misafirlerini içeriye davet ediyor.
NATO lokantasının tarihi
Bu lokanta, Türkiye'nin NATO'ya katıldığı dönemin ruhunu taşıyor ve 74 yıllık geçmişiyle dikkat çekiyor. Kurucuları, NATO üyeliğini modernleşme ve Batı ile bütünleşmenin sembolü olarak görmüş olmalılar ki lokantalarının adını buradan almışlar. Böylece bir dönemin siyasi gündemi, Karaköy'deki bir esnaf lokantasının kimliğine dönüşmüş. Karadenizli bir ailenin yarım asırlık birikimiyle hazırlanan tarifler, günümüzde de sofralarda yer buluyor. Menü, Karaköy'ün ruhunu yansıtarak eskiyle yeniyi bir arada sunuyor. Anadolu mutfağının en sevilen yemekleri, menülerde günlük ve haftalık değişiklikler göstererek misafirlere sunuluyor. Ancak bazı lezzetler asla değişmiyor. Örneğin, 1952 yılından beri yenilen döner, hâlâ aynı marinasyonla hazırlanıyor ve ustalar tarafından özenle pişiriliyor. İçinde hem kıyma hem de kuzu kaburgası bulunan döner, ustaların “altın kesim saati” dediği özel kesimle damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor.



