ABD Yüksek Mahkemesi, Trump yönetiminin göçü sınırlamaya yönelik politikalarına yeşil ışık yakarak, yasal ve yasa dışı göçmenlere yönelik adımların önündeki engelleri kaldırdı. Mahkemenin muhafazakar çoğunluğu, üç ayrı davada Trump yönetimine zafer kazandırarak, göçmenlerin sınır dışı edilmesini veya ülkeye girişlerinin reddedilmesini kolaylaştıran kararlar aldı. Bu kararlar, milyonlarca göçmenin kaderini doğrudan etkileyecek nitelikte.
GÖÇ SİSTEMİ SINIR DIŞI MEKANİZMASINA DÖNÜŞTÜ
Dokuz üyeli mahkemenin 6-3'lük muhafazakar çoğunluğu, Trump'ın göç politikalarına genel bir onay verirken, üç liberal yargıç bu kararlara karşı çıktı. Bu durum, mahkemenin ideolojik çizgide ilerlediğini bir kez daha ortaya koydu. Columbia Hukuk Okulu Göçmen Hakları Kliniği Direktörü Elora Mukherjee, Trump yönetiminin göç sistemini bir 'sınır dışı mekanizmasına' dönüştürdüğünü belirterek, Yüksek Mahkeme'nin bu gündemi onaylayan bir merci gibi davrandığını vurguladı. Bu kararlar, özellikle Geçici Koruma Statüsü (TPS) sahibi göçmenler için büyük bir belirsizlik yaratırken, pek çok kişi ülkede kalma veya tehlikeli ülkelere geri dönme arasında zorlu bir seçimle karşı karşıya kalacak.
GREEN CARD SAHİPLERİNE DE SINIR DIŞI YOLU AÇILDI
Mahkemenin aldığı bir diğer önemli karar ise Green Card sahibi yasal daimi ikamet sahiplerinin sınır dışı edilmesini kolaylaştırdı. Yeni düzenlemeyle, sınır görevlilerinin yurt dışı seyahatinden dönen yeşil kart sahiplerinin ülkeye girişini reddetmeden önce, bu kişilerin suç işlediğine dair 'açık ve ikna edici delil' sunma zorunluluğu ortadan kalktı. Bu karar, ABD İçişleri Bakanlığı Genel Danışmanı James Percival tarafından 'hukukun üstünlüğü ve sağduyu adına bir zafer' olarak nitelendirildi. Mahkemenin bu kararları, Trump'ın Ocak 2025'te göreve başlamasıyla birlikte göçü kısıtlama gündeminin ne denli etkili olacağının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Ancak, ABD topraklarında doğan bebeklere doğumla vatandaşlık hakkı verilmesini engelleyen kararnamenin akıbeti henüz belirsizliğini koruyor.



