EKONOMİ
Yayınlanma : 31 Aralık 2025 05:55
Düzenleme : 31 Aralık 2025 05:55

Tarımın geleceği alarm veriyor: 2026'ya iklim krizi ve yaşlanan çiftçiler gölge düşürüyor

Tarımın geleceği alarm veriyor: 2026'ya iklim krizi ve yaşlanan çiftçiler gölge düşürüyor
Türkiye tarımı, iklim krizi ve yaşlanan çiftçi nüfusu nedeniyle 2026'ya temkinli bakıyor, 2025'teki üretim düşüşleri ve istihdam gerilemesi endişeleri artırıyor.

Türkiye'nin tarım sektörü, iklim değişikliği ve yükselen maliyetler gibi iki büyük zorlukla mücadele ederken, yaşlanan çiftçi nüfusu da geleceğe dair endişeleri artırıyor. 2025 yılı, tarımsal üretimin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyarken, 2026 yılına ilişkin beklentiler de bu zorlu şartlar altında daha temkinli bir hal alıyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÜRETİMİ TEHDİT EDİYOR

Geçtiğimiz üretim sezonunda, aşırı hava olayları bitkisel üretimde ciddi düşüşlere yol açtı. Birçok ürünün rekoltesi beklenenin altında kalırken, iklim değişikliği ve su kaynaklarındaki baskı en temel sorunlar olarak öne çıktı. Özellikle kuraklık riski birçok bölgede belirginleşirken, yeraltı su seviyelerindeki düşüş de üreticileri zor durumda bıraktı.

GENÇLER TARIMDAN UZAKLAŞIYOR, YAŞLILAR GÖREVDE

Tarım sektöründeki istihdamda da endişe verici bir tablo hakim. Çalışan nüfusundaki gerileme 2025'te de devam etti. Artan maliyetler karşısında küçük ölçekli üreticilerin birçoğu üretimden çekilirken, bu durum kırsal bölgelerdeki ekonomik canlılığı da olumsuz etkiledi. Sektördeki yaşlanan nüfus ve gençlerin tarıma olan ilgisinin düşük olması, uzun vadede önemli bir risk faktörü olarak görülüyor.

2026 BEKLENTİLERİ TEMKİNLİ

Bu tablo, 2026 yılına yönelik beklentilerin hem riskleri hem de dönüşüm fırsatlarını içinde barındırdığını gösteriyor. Sektör, iklim krizi ve demografik değişimlerle başa çıkmak için acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.