1877-1878 yıllarında dünya nüfusunun yaklaşık 50 milyonunu hayattan koparan ve 'Büyük Kıtlık' olarak tarihe geçen o korkunç El Nino vakası, şimdi çok daha güçlü bir şekilde geri dönebilir. Bilim dünyası, bu yıl beklenen 'süper El Nino'nun, geçmişte yaşanan felaketten bile daha şiddetli olabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.
TARİHİN EN BÜYÜK KITLIĞI VE SONRASI
1877-78 El Nino'su, tarihin en yıkıcı iklim olaylarından biri olarak kayıtlara geçmiş durumda. O dönemde yaşanan kuraklıklar, ürünlerin yok olması ve peşinden gelen salgın hastalıklar, tahminlere göre tam 50 milyon insanın canına mal oldu. Bu felaket, küresel çapta yağış düzenlerini altüst ederek Hindistan'da musonları kesmiş, Çin'de tarımı çökertmiş, Brezilya'da nehirleri kurutmuştu. Afrika, Güneydoğu Asya ve Avustralya gibi bölgelerde ise devasa kuraklıklar ve orman yangınları yaşandı. Kıtlıkların ardından sıtma, kolera ve çiçek hastalığı gibi salgınlar kol gezerken, insanlık büyük bir yıkımla yüzleşti.
OKYANUS SICAKLIKLARI VE GELECEK TEHDİDİ
O tarihte Pasifik Okyanusu'nda bazı bölgelerde sıcaklıkların ortalamanın 2,7 derece üzerine çıktığı belirtiliyor. Güncel tahminler ise bu yılki sıcaklık anomalilerinin 3 dereceyi aşabileceğini gösteriyor. Bu durum, %25'lik bir ihtimalle çok güçlü bir El Nino'nun yaşanabileceği anlamına geliyor. Washington State University'den Deepti Singh, "Bugün atmosfer ve okyanuslar 1870'lere göre çok daha sıcak. Bu nedenle ortaya çıkacak aşırılıklar çok daha sert olabilir," diyerek endişelerini dile getiriyor. İklim bilimci Katharine Hayhoe da olası bir süper El Nino'nun "insan toplumu ve refahı üzerinde derin etkiler yaratabileceğini" vurguluyor.
GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARMAK
Her ne kadar günümüzdeki iklim izleme ve erken uyarı sistemlerinin 1877'ye kıyasla çok daha gelişmiş olması, o denli büyük can kayıplarının yaşanmasını engelleme potansiyeli taşısa da, uzmanlar böylesine güçlü bir El Nino'nun küresel gıda güvenliği, su kaynakları ve ekonomik istikrar üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor. Tarihin bu karanlık sayfasından ders çıkarmak, gelecekteki olası felaketlere karşı daha hazırlıklı olmamız gerektiğini gösteriyor.



