Dünya, okyanus sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığı kritik bir dönemeçten geçiyor. Tropikal Pasifik'teki su sıcaklıklarının ortalamanın 3 derece üzerine çıkma olasılığı, insanlık tarihinin en büyük çevre felaketlerinden biri olan 1877 Büyük Kıtlığı'nı akıllara getiriyor.
1877'DE YAŞANAN FELAKET
1877-1878 yıllarında meydana gelen 'süper' El Niño, modern çağın en ölümcül çevre felaketi olarak kaydedildi. Hindistan, Çin ve Brezilya gibi ülkelerde 50 milyondan fazla insan hayatını kaybetmişti. Bu rakam, o dönemdeki dünya nüfusunun %3 ila %4'üne denk geliyordu. Bugün benzer bir felaket yaşanması durumunda can kaybının 250 milyonu aşabileceği öngörülüyor.
MEVCUT TEHDİTLER VE ÖNLEMLER
Felaket, bir gecede gerçekleşmedi. 1875'te başlayan kuraklık, Hint ve Atlantik okyanuslarının güçlerinin koordinasyonuyla yıllarca sürdü ve gıda zincirini tamamen yok etti. Washington Eyalet Üniversitesi'nden Doç. Dr. Deepti Singh, bugünkü durumun 1877'den daha karmaşık olduğunu belirtiyor. Atmosferin ve okyanusların daha sıcak olması, El Niño olaylarının çok daha yıkıcı geçmesine neden olabilir. 1877'deki insanların aksine, günümüzde devasa bir gözlem ağına sahibiz. İklim bilimci Kevin Trenberth’in 'büyük bir başarı' olarak nitelendirdiği gerçek zamanlı izleme sistemleri sayesinde artık savunmasız değiliz. 1990’larda sadece 70 olan ölçüm istasyonu sayısı, bugün 4.000’i aşmış durumda. Bilgisayar modelleri ve uydular, olası kuraklıkları aylar öncesinden raporluyor. Ancak gıda güvenliği hala en büyük riskler arasında yer alıyor. Dr. Singh, 'En savunmasız nüfus üzerindeki etkileri azaltmak için uluslararası işbirliği ve kaynakların adil paylaşımı her zamankinden daha kritik' diyor.



