Amerika Birleşik Devletleri, İran'a yönelik olası bir askeri harekât öncesinde Orta Doğu'ya askeri yığınak yapmaya devam ediyor. Başkan Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada bölgeye büyük bir donanma gücünün ilerlediğini resmen doğruladı. ABD Donanması yetkilileri, uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve beraberindeki taarruz grubunun Hint Okyanusu'na ulaştığını bildirdi.

İKİNCİ UÇAK GEMİSİ DE YOLA ÇIKTI
Forbes'ın haberine göre, bölgeye sadece bir değil, iki uçak gemisi yönleniyor. USS George H.W. Bush uçak gemisi de Akdeniz üzerinden Süveyş Kanalı'na ilerleyerek müdahale için hazır bekliyor. Hareketlilik denizle sınırlı kalmıyor; kargo uçakları ve stratejik tanker uçakları da İran'ın etrafındaki noktalara ulaştı. Bu askeri sevkiyat, İran'daki protestolar sırasında yaşananlar ve Trump'ın daha önce iptal ettiği bir saldırı planının ardından gerçekleşiyor.
TRUMP'TAN AÇIKLAMA: DEVRİM SİNYALİ Mİ?
Başkan Trump, Davos'ta gazetecilere verdiği demeçte, "O yöne giden büyük bir filomuz var ve neler olacağını hep birlikte göreceğiz. İran'a doğru ilerleyen çok büyük bir güce sahibiz" ifadelerini kullandı. Trump, herhangi bir olay yaşanmasını tercih etmediğini ancak İran'ı çok yakından takip ettiklerini belirtti. Kaynaklara göre, Trump rejim değişikliği seçeneklerini değerlendirirken uzun sürecek bir savaşa girmekten çekiniyordu. Şimdiyse, bölgeye gönderilen hava savunma sistemleri ve deniz gücüyle hem saldırı hem de savunma konusunda daha güçlü bir konumda görünüyor.
BÖLGE PATLAMAYA HAZIR BİR VOLKAN GİBİ
İsrail ordusu en yüksek alarm seviyesinde bekliyor. The War Zone sitesine konuşan üst düzey bir İsrail yetkilisi, bir saldırının gerçekleşeceği kanaatinde olduğunu, ancak zamanlama ve uygulama detaylarının çok sıkı gizlilik içinde yürütüldüğünü belirtti. Bölgedeki en büyük risklerden biri Hürmüz Boğazı. İran'ın bu boğazı kapatması, küresel petrol tüketiminin beşte birini oluşturan günlük 20 milyon varil petrol akışını durdurabilir ve dünya enerji piyasalarını sarsabilir. Bu nedenle ABD askeri varlığı, sadece bir saldırı gücü değil, aynı zamanda küresel ticaretin güvenliğini sağlama amacı da taşıyor.


