EKONOMİ
Yayınlanma : 08 Temmuz 2026 21:59
Düzenleme : 08 Temmuz 2026 21:59

Petrol coştu, borsalar çöktü: ABD-İran gerilimi küresel piyasaları sarstı

Petrol coştu, borsalar çöktü: ABD-İran gerilimi küresel piyasaları sarstı
ABD Başkanı Trump'ın İran ile ateşkesi sonlandırdığını açıklaması, petrol fiyatlarını fırlattı, dünya borsalarında sert düşüşlere neden oldu. Jeopolitik riskler ve yapay zeka endişeleri Asya piyasalarını da vurdu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile mevcut ateşkes durumunu sonlandırdığını duyurması, küresel finans piyasalarında adeta deprem etkisi yarattı. Ortadoğu semalarında yeniden yükselen tansiyon ve saldırı dalgası, petrol fiyatlarını ani bir yükselişe iterken, dünya borsalarında ise sert satışlar yaşandı.

ATEŞKESİN SONU, PİYASALARDA KIZILCIK BELİRTİLERİ

NATO Zirvesi'nde yaptığı konuşmada Trump, İran ile ateşkesin sona erdiğini net bir dille ifade etti. Ancak, bu açıklamanın ardından yeni müzakere kapısını tamamen kapatmaması, piyasalarda bir nebze olsun nefes aldırdı. Yine de ilk tepki, özellikle enerji piyasalarında kendini gösterdi. Savaş öncesi seviyelere yaklaşmış olan petrol fiyatları, Trump'ın sözleriyle birlikte yeniden tırmanışa geçti. Uluslararası gösterge Brent petrolün varil fiyatı, Türkiye saati ile 20.20 sularında yüzde 8'lik bir artışla 80.12 dolara fırladı. ABD ham petrolü WTI ise ağustos teslimatında yüzde 7,7'lik bir yükselişle 75.83 dolara ulaştı. Bu ani yükselişin temelinde, İran'ın küresel petrol ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik saldırılarının yattığı belirtiliyor. Hatırlanacağı üzere, savaş öncesi dönemde küresel petrol sevkiyatının yaklaşık beşte biri bu stratejik boğaz üzerinden yapılıyordu.

JEOPOLİTİK RİSKLER PİYASALARI ESİR ALDI

Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapanabileceği endişesi, hisse senedi piyasalarında da sert satış dalgalarını tetikledi. Avrupa borsaları, Paris ve Frankfurt'ta günü yüzde 2'nin üzerinde kayıpla tamamlarken, Londra borsası da yüzde 1,6'lık bir düşüş kaydetti. ABD borsaları da bu satış baskısından nasibini aldı. Wall Street'te Dow Jones endeksi sabah işlemlerinde yüzde 1,6 gerilerken, S&P 500 ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 1 civarında değer kaybetti. IG baş piyasa analisti Chris Beauchamp, ABD ile İran arasında yeniden başlayabilecek bir savaş veya İran'a yönelik yeni bir ablukanın, enerji maliyetlerine karşı hassas olan Avrupa piyasalarında satışları körüklediğini belirtti. XTB Araştırma Direktörü Kathleen Brooks ise piyasalarda "jeopolitik risklerin arttığı" tespitinde bulundu. Forex.com analisti Fawad Razaqzada ise yatırımcıların yılın ilk yarısında ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş ve Trump'ın değişken açıklamalarıyla yıprandığını, tatil yaklaşırken yeniden aynı jeopolitik ortama dönmenin kimsenin istemediği bir durum olduğunu ancak maalesef bu yöne doğru gidiliyor olabileceğini ifade etti. ABD'nin bu hafta Hürmüz Boğazı'ndaki saldırıların ardından İran'a yönelik kapsamlı hava saldırıları düzenlediği ve bunun Körfez'deki Amerikan üslerine yönelik misillemeleri tetiklediği aktarıldı. Washington'ın ayrıca İran petrolüne yönelik geçici yaptırım muafiyetini de iptal etmesi tansiyonu daha da artırdı.

ASYA PİYASALARI DA KIZARDI: YAPAY ZEKA ENDİŞELERİ DE EK BİNDİ

Asya piyasaları da bu jeopolitik gerilimden nasibini alarak sert kayıplar yaşadı. Bu duruma, yapay zeka yatırımlarına ilişkin yüksek harcama ve değerleme endişeleri de eklenince tablo daha da karamsarlaştı. Güney Kore Kospi endeksi yüzde 5'in üzerinde düşüş gösterirken, geçen ay ulaştığı rekor seviyeden bu yana yüzde 20'den fazla değer kaybetti. Samsung ve SK hynix hisseleri de yaklaşık yüzde 6'lık bir düşüş yaşadı. AJ Bell Piyasalar Direktörü Dan Coatsworth, yatırımcıların son haftalarda yapay zeka alanındaki aşırı harcama korkusu ve teknoloji hisselerindeki yüksek değerlemeler nedeniyle kar satışı eğiliminde olduğunu dile getirdi. Dolar ise Ortadoğu kaynaklı petrol arzı endişeleri nedeniyle diğer para birimleri karşısında değer kazandı. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon baskısını artırabileceği ve ABD Merkez Bankası'nın faiz politikasını daha sıkı bir çizgide tutabileceği değerlendiriliyor.