GÜNDEM
Yayınlanma : 24 Kasım 2025 19:15
Düzenleme : 24 Kasım 2025 19:15

Netanyahu'nun hadsizliği Erdoğan'ı çileden çıkardı: 'Gereğini yaparız!'

Netanyahu'nun hadsizliği Erdoğan'ı çileden çıkardı: 'Gereğini yaparız!'
Erdoğan, Netanyahu'nun 'Türkiye'yi durdurduk' sözlerine sert tepki göstererek, 'Karşılaşırsak gereğini yaparız' dedi. Gazze'deki insani felakete dikkat çekerek uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Afrika seyahatinden dönüşünde uçakta gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin sorularını yanıtladı. Gazze'deki durum ve Netanyahu'nun Türkiye'ye yönelik açıklamaları, Erdoğan'ın gündemindeydi.

GAZZE'DE BARIŞ VE TRUMP'IN PLANI

Erdoğan, Gazze'de barış planının Trump'a ait olduğunu ve bir anlamda ateşkesin de garantörü olabileceğini belirtti. Ancak bu durumun Gazze'deki katliamı engelleyemediğini vurguladı. Netanyahu'yu durduracak gücün uluslararası toplumun kararlı, yaptırım gücü olan bir irade ortaya koymasıyla mümkün olacağını söyledi. Netanyahu'nun verdiği sözü çiğnediğini, cinayet işlediğini ve İsrail'in doğruları konuşmadığını, insan öldürmek için bahane ürettiğini ve Filistinlilere zulmettiğini herkesin anlaması gerektiğini ifade etti. Hamas'ın sabır örneği göstererek ateşkese bağlı kaldığını ve bu ateşkesin eksiksiz uygulanmasının şart olduğunu dile getirdi. Gazze'deki insani felaketle mücadele eden Filistinlilere destek olmanın tüm ülkelerin borcu olduğunu, özellikle İsrail'i pervasız hale getiren ülkelerin sorumluluk alması gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler'in bugüne kadar üzerine düşeni yapamadığını, bundan sonraki adımlarla Birleşmiş Milletler'in ağırlığını hissettirmesinin şart olduğunu belirtti. İsrail'e yönelik diplomatik baskının artırılması ve engelsiz insani yardımların kesintisiz ulaşımının sağlanmasının ertelenemez bir mecburiyet olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Gazze meselesindeki kararlılığını ilk günden itibaren sürdürdüğünü sözlerine ekledi.

NETANYAHU'NUN 'TÜRKİYE'Yİ DURDURDUK' SÖZLERİNE SERT TEPKİ

Netanyahu'nun pervasızlığına dünya tarafından herhangi bir tepki verilmediğini belirten Erdoğan, Netanyahu'nun Suriye topraklarındaki askerlerini ziyaret ettiğini ve orada "Türkiye'yi Suriye'de biz durdurduk" anlamına gelecek açıklamalarda bulunduğunu aktardı. İsrail medyasının da benzer cümleler kurduğunu, bu açıklamaların bir taraftan dünyanın geri kalanına değil, esas rakibinin veya kendilerini engelleyenin Türkiye olduğunu vurgulayan bir anlam taşıdığını ifade etti. Bu durumun, bir taraftan da "Biz Türkiye ile anlaşmak istiyoruz" anlamına gelecek iki cümlesiyle çeliştiğini belirtti. Bu hareket ve pervasızlığın nasıl yorumlanacağına dair soruya Erdoğan, her şeyden önce defalarca söylendiği gibi, Suriye'nin toprak bütünlüğünün Türkiye için esas olduğunu ve Suriye'nin kaderine halkının karar vereceğini vurguladı. Suriye'deki en ufak bir karışıklık ve istikrarsızlığın ağır faturalar oluşturduğunu en iyi bilen ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Ülkenin milli güvenliği ve huzuru söz konusu olduğunda daha önce atılan adımların herkesin malumu olduğunu ve benzeri bir tehdit ve tehlikeyle tekrar karşılaşmak istemediklerini, ancak karşılaşırlarsa gereğini yapacaklarını net bir dille ifade etti.

TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL GÜVENLİK ANLAYIŞI

Erdoğan, kimsenin toprağında veya egemenliğinde gözlerinin olmadığını, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere bölgenin her karışında barış, huzur ve güvenlik istediklerini ve bunu hiçbir ayrım yapmadan herkes için, tüm halklar için istediklerini yineledi. İsrail yönetiminin bölgede attığı her adımın hem hukuksuz hem de istikrarsızlık kaynağı olduğunu bildiğini söyledi. İsrail basınının ne yazdığından çok Türkiye'nin ne yaptığına odaklanılması gerektiğini, buradan neticesinin alınacağını belirtti. Türkiye'nin kendi stratejik öncelikleri çerçevesinde neye ihtiyaç duyuyorsa onu yaptığını ve bundan sonra da yapacağını sözlerine ekledi.