Uluslararası bir jeolog grubunun gerçekleştirdiği yeni bir çalışma, teknoloji ve savunma sanayii için hayati öneme sahip nadir toprak elementlerinin (REE) oluşumuna dair yıllardır kabul edilen teorileri sarsacak şekilde yeniden şekillendiriyor.

İLK KEZ DAHA FARKLI BİR YAKLAŞIM
Adelaide Üniversitesi'nden Profesör Carl Spandler liderliğindeki ekip, bu stratejik madenlerin oluşumunda geleneksel olarak öne sürülen 'manto sorguçları' teorisinin yerine, milyarlarca yıl öncesine dayanan dalma-batma (subdüksiyon) süreçlerinin kritik bir rol oynadığını kanıtladı. Uzun yıllar boyunca bilim insanları, nadir toprak elementi yataklarının, Dünya’nın derinliklerinden yüzeye doğru yükselen sıcak madde akıntılarıyla oluştuğunu düşünüyordu. Ancak 1,8 milyar yıllık jeolojik verileri inceleyen araştırmacılar, bu yatakların çoğunun antik levha hareketleri ile ilişkili olduğunu keşfetti.
ÖNEMLİ BİLGİLER ORTAYA ÇIKTI
Araştırmaya göre, milyarlarca yıl önce bir tektonik levhanın diğerinin altına girdiği dalma-batma bölgelerinde, manto tabakası kimyasal olarak zenginleşti. Bu zenginleşmiş alanlar, yüz milyonlarca yıl boyunca korunarak daha sonra magmanın yükselmesiyle ekonomik değeri yüksek maden yataklarına dönüştü. Yapılan analizler, son 1,8 milyar yılda oluşan nadir toprak yataklarının %72'sinin bu antik dalma-batma bölgeleriyle ilişkili olduğunu ortaya koydu. Daha eski yataklarda ise bu oran %92'ye kadar yükseliyor. Profesör Spandler, elde edilen bulguların maden arama çalışmalarında devrim yaratabileceğini vurgulayarak, yeni model sayesinde jeologların artık rastgele arama yapmak yerine, antik levha sınırlarını takip ederek potansiyel rezervleri çok daha yüksek bir isabet oranıyla tespit edebileceğini öngörüyor.


