DÜNYA
Yayınlanma : 02 Haziran 2026 10:21
Düzenleme : 02 Haziran 2026 10:21

Bilim dünyası şokta: 'İmkansız' denilen deprem türü keşfedildi, yerin derinliklerinde yeni bir dünya!

Bilim dünyası şokta: 'İmkansız' denilen deprem türü keşfedildi, yerin derinliklerinde yeni bir dünya!
Jeologlar, yerin 90 km altında 'imkansız' denilen bir deprem türünü, Kıtasal Manto Depremleri'ni (CME) keşfetti. Wyoming Kratonu'nun mantoyla etkileşimi sonucu oluşan bu sarsıntılar, sismoloji anlayışını değiştiriyor.

Sismoloji alanında yarım asırdır süregelen büyük bir gizem, nihayet aydınlatıldı. Utah ve Wyoming eyaletlerinin derinliklerinde meydana gelen ve bilim insanlarını uzun süre şaşırtan sarsıntılar, jeoloji literatüründe 'imkansız' olarak nitelendirilen bir olgunun varlığını kanıtladı: Kıtasal Manto Depremleri (CME).

Bilim dünyası şokta: \

'İmkansız' Görülen Sarsıntının Kökeni

Her şey 24 Şubat 1979'da, Idaho ve Wyoming sınırındaki Randolph yakınlarında kaydedilen 3.8 büyüklüğündeki bir depremle başladı. Olağandışı olan şuydu ki, bu büyüklükteki bir sarsıntının yerel halk tarafından şiddetle hissedilmesi beklenirken, yüzeyden tek bir rapor bile gelmedi. O dönemde Utah Üniversitesi'nde çalışan George Zandt, sismik kayıtları incelediğinde, depremin yer kabuğunda değil, yüzeyin tam 90 kilometre altında, yani üst mantoda gerçekleştiğini tespit etti. Zandt, yaşadığı şaşkınlığı, "Sismoloji camiasını o derinlikte bir deprem olabileceğine ikna etmek neredeyse imkansızdı. Bu yüzden bulgularım on yıllarca göz ardı edildi." sözleriyle dile getirdi.

Manto Kayalarının Davranışı ve Yeni Bulgular

Geleneksel jeofizik teorisine göre, yerin 70 ila 90 kilometre derinliklerindeki 700 santigrat derecenin üzerindeki sıcaklık ve basınç altında kayaların aniden kırılıp sismik dalgalar üretmesi imkansız kabul ediliyordu. Utah Üniversitesi sismoloğu Keith Koper, bu derinlikteki kayaların davranışını, "O derinlikteki kayalar sert bir katı gibi değil, milyonlarca yıllık zaman ölçeğinde tıpkı bir sakız gibi davranır. Esner, erir ve sünek bir şekilde akar. Teorik olarak bu kayaların stresi biriktirip aniden kırılması değil, stresi emip dağıtması gerekirdi." şeklinde açıklayarak, bu durumun neden bu kadar uzun süre anlaşılamadığını ortaya koydu. Prof. Keith Koper liderliğindeki ekip, modern analitik teknikler ve genişletilmiş sismik arşivler kullanarak, 1979'daki olayın yanı sıra benzer derinliklerde gerçekleşen 8 yeni sismik olayı daha inceledi ve hepsinin mantoda meydana geldiğini doğruladı. Hatta 10 Eylül 2025'te Utah’ın Uinta Havzası'nda kaydedilen 4.1 büyüklüğündeki sarsıntının da yüzeyin 68 kilometre derinliğinde gerçekleştiği belirlendi.

'Sakız Kıvamındaki' Kayaları Kırılmaya İten Güç

Bu 'imkansız' depremlerin ardındaki mekanizmanın, Kuzey Amerika’nın altındaki devasa jeolojik yapı olan Wyoming Kratonu olduğu düşünülüyor. Kratonu, mantoya gömülmüş devasa bir 'litosferik buzdağına' benzeten Prof. Koper, "Milyonlarca yıl ölçeğinde yavaşça akan manto malzemesi, bu sert ve köklü kraton yapısına çarpıyor ve etrafından akmaya zorlanıyor. Tıpkı bir nehir akıntısının köprü ayağına çarpması gibi... Bu etkileşim, kratonun kenarlarında devasa bir gerilim ve sıra dışı bir deformasyon biriktiriyor. İşte 'imkansız' denilen bu derin sarsıntıları tetikleyen şey, bu muazzam jeolojik sürtünmedir." diyerek keşfin önemini vurguladı. Kıtasal Manto Depremleri'nin (CME) keşfi, sismoloji kitaplarının yeniden yazılmasına neden olurken, gezegenimizin derinliklerinde henüz keşfedilmemiş pek çok dinamik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.