Ortadoğu'nun gözleri bugün Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılacak olan ABD-İran müzakerelerine çevrildi. İran'daki protestolarda yaşanan can kayıplarının ardından ABD'nin askeri müdahale sinyali vermesi, bugünkü görüşmelerin oldukça gergin bir atmosferde başlayacağını gösteriyor. Uzmanlar, tarafların pozisyonlarındaki sertlik nedeniyle müzakerelerin son derece zorlu geçeceğini öngörüyor.
MÜZAKERE YERİ VE KATILIMCILARDA YAŞANAN KRİZ
Görüşmelerin ilk olarak İstanbul'da yapılması ve diğer bölge ülkelerinin gözlemci olarak katılması planlanmıştı. Ancak İran yönetimi, 'füze programı' ve 'vekil gruplar' gibi hassas konuları bölge ülkeleriyle tartışmak istemediğini açıklayarak bu planı reddetti. Bu belirsizlik döneminde, bazı Arap liderlerin Beyaz Saray'a yaptığı baskılar sonucunda, doğrudan ABD-İran müzakerelerine dönüldüğü ve Maskat'ın yeni yer olarak belirlendiği iddia ediliyor.
SERT AÇIKLAMALAR VE SAVAŞ TEHDİTLERİ GÖLGESİNDE MÜZAKERELER
Müzakereler öncesinde taraflar birbirlerine karşı üst perdeden açıklamalarda bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programını yeniden başlatma girişiminde olduğunu iddia ederken, İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, bir savaş çıkması durumunda ABD'nin bölgedeki tüm üslerini hedef alacaklarını ve çatışmanın tüm bölgeyi kapsayacağını söyledi. İran'ın müzakerelere baskı altında yaklaştığı ve bu durumun anlaşma şansını düşürdüğü değerlendiriliyor. Süreç devam ederken, her iki tarafın da kırmızı çizgileri netleşmiş durumda. İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurma şartını kabul etmeyeceğini belirtirken, ABD'nin hedefinin İran'ın nükleer kapasitesini sıfırlamak olduğu açıkça ifade ediliyor. Bu derin anlaşmazlıklar, Maskat'taki masada uzlaşmanın ne kadar zor olacağını ortaya koyuyor.



