SİYASET
Yayınlanma : 08 Eylül 2025 10:24
Düzenleme : 08 Eylül 2025 10:24

Libya'da kritik adım: Deniz yetki alanları anlaşması onaylanabilir

Libya'da kritik adım: Deniz yetki alanları anlaşması onaylanabilir
Libya Temsilciler Meclisi'nin, Türkiye ile 27 Kasım 2019'da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onaylayıp onaylamayacağı belirsizliğini koruyor.

Libya Temsilciler Meclisi'nin, Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakat Muhtırasını onaylayıp onaylamayacağı, Doğu Akdeniz'deki dengeleri etkileyecek kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Altı yıl önce Trablus'taki Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile imzalanan anlaşmanın bugün yeniden gündeme gelmesinin nedeni, Türkiye'nin son dönemde Bingazi ile ilişkilerini geliştirmesi ve Temsilciler Meclisi'nin onay konusunda olumlu sinyaller vermesidir.

LİBYA'DAKİ YÖNETİM BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ

Bilindiği gibi, Libya'da yönetim 2011'den bu yana Trablus'taki UMH ile Bingazi'deki Halife Hafter'in liderlik ettiği güçler arasında bölünmüş durumda. Birleşmiş Milletler, UMH'yi meşru yönetim olarak kabul ediyor. Ancak ülkenin yasama organı olarak Hafter'e yakın Akile Salih'in başkanlığını yaptığı ve Tobruk'ta konuşlu Temsilciler Meclisi görev yapıyor. TBMM, Libya ile yapılan anlaşmayı 5 Aralık 2019'da onayladı. Libya Temsilciler Meclisi ise henüz bu konuda adım atmamıştır. Türkiye, imzalanan anlaşma kapsamında belirlenen Türk yetki alanına ilişkin haritayı BM'ye iletti ve kayda alınmasını sağladı. Bu anlaşmanın Libya tarafından da onaylanması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının belirlenmesinde Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimi ile yaşadığı görüş ayrılıkları karşısında hukuki ve siyasi pozisyonunu güçlendirecektir.

TÜRKİYE-LİBYA İLİŞKİLERİ VE DİPLOMASİ

Türkiye ve Libya, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzaladıkları gün “Güvenlik ve Askeri İş Birliği Mutabakat Muhtırasına” da imza atmışlardı. Ankara, bu anlaşma ile Trablus ile Bingazi arasında tarafını seçmiş ve Mısır ile Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen Hafter'in ülkeyi tamamen ele geçirmesini engellemişti. Türkiye'nin, söz konusu anlaşma uyarınca Trablus'a ait güvenlik güçlerinin eğitilmesinde önemli rol oynadığı ve hala ülkede askeri varlığı bulunduğu biliniyor. Son dönemde Trablus-Bingazi arasındaki ilişkilerin yumuşaması ve Türkiye'nin Mısır ve BAE ile ilişkilerini normalleştirmesi, Bingazi ile diyaloğun artmasına ve sahadaki gerilimin azalmasına neden oldu. Bu gelişmeler ışığında, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı (MİT) İbrahim Kalın'ın 25 Ağustos'ta Bingazi'de Hafter ile görüşmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nden bir heyetin Hafter'in oğlu Saddam Hafter ile görüşmeleri gerçekleşti. Saddam Hafter, Haziran ayında Ankara'da Savunma Bakanı Yaşar Güler ile de görüşmüştü. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 28 Ağustos'ta verdiği röportajda, Türkiye'nin Libya politikasının temel hedefinin Trablus ve Bingazi yönetimlerinin birleşmesi ve ülkenin bölünmesinin engellenmesi olduğunu belirtti ve bazı konuların halledilmesi durumunda Bingazi'ye ziyaret düzenleyebileceğini ifade etti. Türkiye, 2014'te faaliyetlerini askıya aldığı Bingazi Konsolosluğu'nu bu sene içinde açtı ve Türk Hava Yolları (THY) da 10 sene aradan sonra Bingazi'ye uçuşları yeniden başlattı. Libya Temsilciler Meclisi'nin, Ankara ile Trablus arasında 2019'da imzalanan mutabakat muhtırasının onaya uygunluğunun incelenmesi için özel bir komite kurması, Yunanistan başta olmak üzere bölgede dikkatle takip ediliyor.

ANLAŞMANIN ÖNEMİ VE SONRASINDAKİ GELİŞMELER

Türkiye ve Libya arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması, Doğu Akdeniz'de Yunanistan, Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ve İsrail'in başını çektiği Doğu Akdeniz Doğalgaz Forumu'nun kurulmasından hemen sonra gerçekleşti. O dönem Türkiye ve Yunanistan, Doğu Akdeniz'den kaynaklanan nedenlerden dolayı ciddi bir gerilim içine girmişti. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin girişimleri sonucunda AB de Türkiye-Libya anlaşmasının hukuki olmadığını ilan etti ve gerilim Ankara-Brüksel hattına taşındı. AB hala bu anlaşmanın hukuki olmadığını, uluslararası anlaşmaları ihlal ettiğini savunuyor. Yunanistan ile Libya da deniz yetki alanları konusunda görüş ayrılığı yaşıyorlar. Libya, geçen haftalarda, Girit adasının güneyinde hidrokarbon arama lisansı veren Yunanistan’a protesto notası vermişti. Hafter yönetiminin onay adımını atması büyük önem taşıyor. Bu onayla iki ülke arasında imzalanan anlaşmanın hukuki bütünlüğünün tamamlanacağı ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz’deki haklarının güvence altına alınacağı değerlendiriliyor. Ayrıca bu adımla, Türkiye ile Libya arasında off shore hidrokarbon arama işbirliğinin de önünün açılacağı kaydediliyor. Bu konuda son görüşme iki ülke enerji bakanları arasında Haziran ayında gerçekleşmişti ve TPAO ile Libya Ulusal Petrol Şirketi arasında Libya karasularında doğalgaz arama anlaşması imzalanmıştı.