DÜNYA
Yayınlanma : 18 Ocak 2026 20:43
Düzenleme : 18 Ocak 2026 20:43

İsveç'te 'casus rahibeler' şoku: Kiliselere sızdılar, Rusya için casusluk yaptıkları iddia ediliyor

İsveç'te 'casus rahibeler' şoku: Kiliselere sızdılar, Rusya için casusluk yaptıkları iddia ediliyor
İsveç'te, Belaruslu rahibelerin Rusya adına casusluk yaptığı ve kiliselere sızarak savaş propagandası yürüttüğü iddiaları büyük tartışma yarattı, dini yapıların istihbarat faaliyetlerindeki rolü yeniden gündeme geldi.

İsveç'te, Belarus'taki Aziz Elizabeth Manastırı'na bağlı rahibelerin Avrupa Birliği ülkelerinde Rusya adına casusluk yaptığı iddiası büyük bir tartışma başlattı. Bu rahibelerin 'Kremlin istihbaratıyla bağlantılı olduğu' öne sürülürken, olay dini yapılar üzerinden yürütülen istihbarat ve propaganda faaliyetleri tartışmasını yeniden alevlendirdi.

NOEL'DEKİ SESSİZ ZİYARET

Geçtiğimiz Noel döneminde, Stockholm yakınlarındaki Täby banliyösünde bir kilisede el işi ürünler satan rahibeler, ilk bakışta sıradan dini ziyaretçiler olarak görülüyordu. Ancak İsveç Kilisesi'nin ardından yaptığı uyarı, durumun ciddiyetini ortaya koydu. Kilise, bu rahibelerin 'Ukrayna'nın işgalini destekleyen, gelirlerini Rus milliyetçiliği ve savaş propagandası için kullanan bir yapının parçası olduklarını' ve Ukrayna'daki Rus güçlerinin simgesi olan 'Z' işaretiyle poz verdiklerini iddia etti.

20 KİLİSEYE SIZMA İDDİASI

Bu gelişmelerin ardından İsveç basınında, rahibelerin 20'ye yakın kiliseye sızdığı ve bağışlar yoluyla 'Rus savaş makinesine' kaynak sağladığı yönünde haberler yayımlandı. The Telegraph'ın aktardığına göre, İsveç Kilisesi daha Kasım 2025'in sonlarında, söz konusu manastıra bağlı rahibelerin Rus istihbaratıyla yakın temas halinde oldukları iddiası nedeniyle kilise cemaatlerine bu rahibeleri etkinliklere davet etmemeleri çağrısında bulunmuştu.

PAPAZIN SAVUNMASI VE ELEŞTİRİLER

Etkinliğin düzenlendiği kilisenin papazı Michael Oreimo, casusluk suçlamalarının asılsız olduğunu savunarak, medyanın bu iddiaları destekleyecek ciddi bir kanıt sunmadığını söyledi. Ancak bu açıklamaları nedeniyle kendisi yoğun eleştirilere maruz kaldı. Olay, İsveç'te dini kurumların güvenilirliği ve uluslararası gerilimlerdeki rolleri konusunda yeni soru işaretleri doğurdu.